Unmarried türkçesi Unmarried nedir
Unmarried ile ilgili cümleler
English: He is unmarried and has no brothers or sisters.
Turkish: O evli değil ve kız kardeşi veya erkek kardeşi yok.
English: Ali remained unmarried all his life.
Turkish: Ali tüm yaşamı boyunca bekar kaldı.
English: I'm a thirty-year-old unmarried woman.
Turkish: Ben otuz yaşında bekar bir kadınım.
English: I was unmarried at that time.
Turkish: Ben o zaman evli değildim.
English: Married people are happier than unmarried people.
Turkish: Evli insanlar, evlenmemiş insanlardan daha mutlu.
Unmarried ingilizcede ne demek, Unmarried nerede nasıl kullanılır?
Unmarried man : Evlenmemiş adam.
Unmarried print : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntü ile bu görüntüyle ilgili sesi ayrı kuşaklarda taşıyan, henüz birleşmemiş pozitif. Ayrık pozitif.
Unmarried sexual partner of a male : Herkesçe bilinen. Bir erkeğin evlenmemiş cinsel partneri.
Unmarried woman : Evlenmemiş kadın.
Unmarriageable : Evlenme çağında olmayan. Evlenilemez. Evlenmek için uygun değil.
Unmarred : Bozulmamış. Hasar görmemiş. Sakatlanmamış.
Unmarked : Damgasız. Markasız. Not verilmemiş. İfadesiz. İşaretsiz. Çizgisiz. Demarke. Çiziksiz. İşaretlenmemiş.
Unmarrigeable : Evlenilmez.
Unmarketable : Pazarlanamaz. Piyasaya sürülemez. Standart olmayan.
Unmarked column : İmlenmemiş sütun.
İngilizce Unmarried Türkçe anlamı, Unmarried eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Unmarried ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Singling : Münferiden. Dönüş bileti. Tek. Yalınkat (çiçek). Ayırmak. Teklemek. Gidiş bileti. Tek gidiş bileti. Evlenmemiş kimse.
Spinster : Evde kalmış (kız). Kalık. Kız kurusu. Evlenmemiş yaşlı kız. Hiç evlenmemiş yaşlı veya yaşlanmaya yüz tutmuş kadın. Evde kalmış kız. Hiç evlenmemiş kadın. Evlenmemiş orta yaşlı kadın. Evlenmemiş kadın.
Officering : Komuta etmek. Yetkili. İdare etmek. Subayları atamak. Sağlık memuru. Memur. Polis memuru. Makam sahibi. Görevli.
Fancy free : Bağımsız. Kalbi boş. Kafasına göre takılan. Aşktan azade. Aşığı olmayan. Sevgilisi olmayan. Özgür. Boşta. İstediğiyle gönül eğlendiren.
Spinsterly : Evde kalmış gibi. Yaşlı kızlar gibi. Evde kalmışlar gibi.
Maiden : Kızlık. Evlenmemiş kız. Kız. Bekar kız. Evlenmemiş genç kız. Bakire. Kız oğlan kız. Genç kız.
Commissioned : Görevli. Görevlendirilmiş. Yetkili.
Celibate : Bekar kimse. Dini nedenlerle evlenmeyen. Dinsel inançlardan ötürü bekar. Bakir (erkek). Dini nedenlerle evlenmeyen kimse. Cinsel ilişkiden kaçınan. Evlenmeyen ve cinsel ilişkide bulunmayan (kimse) (genellikle dini nedenlerden dolayı).
Officer : Makam sahibi. Görevli. İdare etmek. Subayları atamak. Yetkili. Polis memuru. Sakçı memuru. Komuta etmek. Memur.
Bach : Bekar erkek. Yalnız (başına) veya bekar hayatı yaşamak. Bekar hayatı yaşamak.
Unmarried synonyms : unmated, single, lone, junior officer, unwed, sole, mateless, unwedded, eligible, officers, army officer, unattached, celibates, maidens, commissioned officer, divorced, spouseless, widowed, military officer, bachelorette, eligibles, bachelors, officered, bachelor, spinsterish.
Unmarried zıt anlamlı kelimeler, Unmarried kelime anlamı
Married : Bileşik. Görüntü ile sesin aynı film üzerinde yer alması durumu. Evlenmiş. Evlilikle ilgili. Evliliğe veya evlilere özgü. Nikahlı. Evlilik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Başı bağlı. Evli.
Mated : Çiftleşmek. Evlendirmek. Dengini bulmak. Mat etmek. Uymak. Evlenmek. Eşlemek.

Bu kısımda Unmarried kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Unmarried ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Unmarried anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Unmarried ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.