Holdups türkçesi Holdups nedir

Holdups ingilizcede ne demek, Holdups nerede nasıl kullanılır?

Traffic holdup : Trafik tıkanıklığı.

Holdup : Gecikme. Bir kimseyi zorla durdurma ve soyma. Kıpırdama bu bir soygundur. Tutma. Silahla soygun. Silahlı soygun. Durdurma. Soygun. Tıkanıklık. Engel.

Hold a child back a year : Çocuğa okulda aynı sınıfı tekrarlatmak.

Hold a crowd back : Kalabalığı zaptetmek.

Hold a postmortem : Başarısız bir durumu ameliyat masasına yatırmak.

Hold control : Düşey lmeerlik ayarı. Düşey lineerlik ayarı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Düşey doğrusallık ayarı. Almaçtaki resmi oluşturan yatay çizgiler arasındaki uzaklıkların eşit olmasını sağlama.

Hold at bay : Arada mesafe bırakmak. Yanaştırmamak. Yaklaştırmamak. Uzak tutmak. İstenmeyen birini uzaklaştırmak. Kendinden uzak tutmak.

Hold by : Taraftarı olmak. Desteklemek. Aynı fikirde olmak. Katılmak. İnanmak. Tutmak.

Hold an office : Bir makam işgal etmek.

Hold down : Elinde tutmak. (işi) iyi yürütmek. Yürütmek. Tutmak. Baskı altında tutmak. İşgal etmek. Bastırmak. Zaptetmek. Baskılamak.

İngilizce Holdups Türkçe anlamı, Holdups eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Holdups ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bar : Kalıp. Dışında. Demir ya da tahta parmaklık. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Taşıma çubuğu. Bariyer. Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. Çıta. Yüksek ya da sırıkla atlamada aşılması gereken yüksekliği gösteren tahta, maden vb. özdekten yapılmış yuvarlak, yerine göre üçgen kesitli uzun ince çubuk. Parça.

Barricades : Siper. Barikat.

Detention : Tutuklama. Tevkif. Engellenme. Gözaltına alma. Engelleme. Alıkonma. Evci çıkarmama cezası.

Clutch : Güç. Kavramayı boşaltarak güç iletimini kesme işlemi. Motorla itici tekerlekleri birbirine bağlayıp ayırabilen dingil bağlantı aygıtı. Tutmak. Sıkıca tutmak. Kavramak. Yakalamak. Kavrama.

Heist : Çalmak. Aşırmak. Soymak. Hırsızlık yapmak. Yürütmek. Soygun yapmak. Hırsızlık.

Catch : Tutulan. Tutuşmak. Birdenbire farketmek. Carpmak. Çekmek. Cezbetmek. Top tutma. Duymak. Kapmak. Bulaşmak.

Deferment : Erteleme. Ertelenme. Tecil. Vade. Tehir. Ödemeyi geciktirme. Talik.

Decelerate : Yavaşlatmak. Yavaşlamak. Hızı azalmak. Hız kesmek. Hız azaltmak.

Bottlenecks : Dar geçit. Darboğaz.

Holdups synonyms : rief, stickup, barrier, deferments, burglary, embarring, interruptions, carry, slow down, interception, barraging, lag, deadlock, despoliation, barriers, congestions, truss, prop, abeyance, retard, conservations, block, barrages, being choked up, buoy, oppilation, underpin, heists, barrage, detain, blockage, controlment, dead lock.

 

Holdups zıt anlamlı kelimeler, Holdups kelime anlamı

Rush : Sıkıştırmak. Kazıklamak (ingiliz ingilizcesi). Asılmak (amerikan ingilizcesi). Hızlı akmak. Telaş etmek. Kur yapmak (amerikan ingilizcesi). Saldırmak. Atılmak. Şiddetli esmek. Çabucak halletmek.

Accelerate : Hızlandırmak. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Özendirmek. İvme vermek. Canlandırmak. Hız kazanmak. Çabuklaştırmak. Bir nesnenin bir kuvvet etkisi ile hızını değiştirmek. Hız vermek. İvmek.

Activity : Kuvvet. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Hareketlilik. Faaliyet. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Eylem. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Fiil. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.