Hold at bay türkçesi Hold at bay nedir

  • Yanaştırmamak.
  • Kendinden uzak tutmak.
  • İstenmeyen birini uzaklaştırmak.
  • Yaklaştırmamak.
  • Uzak tutmak.
  • Arada mesafe bırakmak.

Hold at bay ingilizcede ne demek, Hold at bay nerede nasıl kullanılır?

Hold : Alıkoymak. Durmak. Karara bağlamak. Çekmek. İyi çekim. Sahip olmak. Kavramak. (ağırlık) taşımak. Tutmak. Barındırmak.

At : Bir yeri belirtmek için kullanılır. Da. Üzerinde. Bir hareketin hedefini gösterir. Nezdinde. E. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Hatta. De.

Bay : Küçük boyutlu körfez, bk. körfez. Doru. Küçük körfez. Bir göl veya denizin sığ kısımlarında kara içerisine doğru oluşmuş küçük girintiler, küçük körfez. Ulumak. Meyvelerinden çıkarılan yağı, dış-asalaklara, özellikle uyuzböceklerine karşı kullandığımız, yaprağı güzel kokulu ağaç. Havlamak. Kızıl doru. Defne.

At bay : Tuzağa düşmüş. Başı belda. Çıkmaza girmiş. Köşeye sıkışmış. Sıkışık durumda. Pusuya düşmüş. Pusu kurulmuş. Tehlikede. Hareket edemediği bir durumda. Emniyette.

Be at bay : Köpeklerce kıstırılmak. Çıkmaza girmek. Mesafe koymak. Köşeye sıkışmak. Çok zor bir durumda olmak.

Keep at bay : Yaklaştırmamak. Geçiştirmek. Kendinden uzak tutmak. İstenmeyen birini uzaklaştırmak. Uzak tutmak. Yanaştırmamak. (bir tehlikeyi vb ) uzaklaştırmak. Uzakta tutmak.

 

İngilizce Hold at bay Türkçe anlamı, Hold at bay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hold at bay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kept off : Yağmamak. Dokunmamak. Sigortalamaktan kaçınınız. Uzak durmak. Yaklaşmamak.

Curb : Zaptetme. Ata gem vurmak. Tarsus ekleminin arka yüzü ve kalkaneusun alt kısmı dogmasal veya edinsel olarak gelişen tendojen veya osteojen şişkinlikler. Kontrol. Yol kıyısının, kent yönetimince düzenlenmesi ve göze hoş görünür bir duruma getirilebilmesi için, kaldırım yanlarına aralıklarla dikilen ya da döşenen çiçek, ağaç vb. süs. Engellemek. Frenlemek. Gemlemek. Gem vurmak. Zaptetmek.

Keep at arms length : Yakınlaşmaktan kaçınmak. Mesafeli davranmak. Yüz vermemek. Soğuk davranmak.

Keep away from : Geri durmak. Uzak durmak. Kaçınmak. Yaklaşmamak.

Hold off : Geciktirmek. Uzakla tutmak. Uzakta tutmak. Gecikmek. Beklemede kalmak. Beklemek. Olmamak. Geri durmak. Ertelemek. Gerçekleşmemek.

Keep out : Uzak durmak. İçeri sokmamak. Yaklaşmamak. İçeri almamak. Girmemek. Dışarıda bırakmak. Hariç tutmak. Sokmamak. Dışında kalmak.

Kept away : Sokulmamak. Uzak durmak. Yaklaşmamak.

Get away from : Bir şeyi birinden uzak tutmak.

Curbing : Gem vurmak. Kontrol altına alma. Zaptetmek. Gemlemek. Frenlemek. Frenleme.

Keep at bay : Geçiştirmek. Uzakta tutmak. (bir tehlikeyi vb ) uzaklaştırmak.

Hold at bay synonyms : keep away, curbed, call off, kept apart, curbs, keep off, keep apart, stand off.