At bay türkçesi At bay nedir
- Hareket edemediği bir durumda.
- Köşeye sıkışmış.
- Pusuya düşmüş.
- Tehlikede.
- Sıkışık durumda.
- Emniyette.
- Pusu kurulmuş.
- Çıkmaza girmiş.
- Başı belda.
- Tuzağa düşmüş.
- Zor durumda.
At bay ile ilgili cümleler
English: He kept the invaders at bay with a machine gun.
Turkish: O, bir makineli tüfek ile işgalcileri körfezde tuttu.
At bay ingilizcede ne demek, At bay nerede nasıl kullanılır?
At : Yanında. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. E. Da. Hatta. Ya. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Ye. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Nezdinde.
Bay : Meyvelerinden çıkarılan yağı, dış-asalaklara, özellikle uyuzböceklerine karşı kullandığımız, yaprağı güzel kokulu ağaç. Havlamak. Uluma. Duvar bölmesi. Ulumak. Bir göl veya denizin sığ kısımlarında kara içerisine doğru oluşmuş küçük girintiler, küçük körfez. Küçük boyutlu körfez, bk. körfez. Küçük körfez. Koy.
Be at bay : Köşeye sıkışmak. Köpeklerce kıstırılmak. Mesafe koymak. Çıkmaza girmek. Çok zor bir durumda olmak.
Hold at bay : Kendinden uzak tutmak. Arada mesafe bırakmak. Yaklaştırmamak. Uzak tutmak. İstenmeyen birini uzaklaştırmak. Yanaştırmamak.
Keep at bay : Geçiştirmek. Yaklaştırmamak. (bir tehlikeyi vb ) uzaklaştırmak. Yanaştırmamak. İstenmeyen birini uzaklaştırmak. Uzak tutmak. Uzakta tutmak. Kendinden uzak tutmak.
At a blow : Aniden. Birden.
At a bargain price : İndirimli özel fiyat. Düşük fiyata. İndirimde.
İngilizce At bay Türkçe anlamı, At bay eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak At bay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Imperilled : Risk durumunda. Riskte. Tehlikeye girmiş.
On thin ice : Çok riskli durum. Nazik durumda. Tehlikeli durum. Büyük bir riske girmiş. İncecik buz üstünde. Zor durum. Risk altında. Pamuk ipliğine bağlı. Çok kırılgan durumda. Hassas veya tehlikeli bir durumda.
Over a barrel : Zor bir durumda.
Trapped : Tuzak kurmak. Kapak takmak (gaz kaçırmasın diye). Hapsedilmiş. Tuzağa düşürülmüş. Kapan kurmak. Tutsak kalmış. Oyuna getirmek. Yakalamak.
Imperiled : Tehlikeye girmiş. Riskte. Risk durumunda.
Endangered : Tehlike altında. Risk altında. Nesli tükenmekte olan. Nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan (bir hayvan veya bir bitki hakkında). Neslinin tükenme tehlikesi olan. Tehlikeye atılmış.
Has difficulty : Zorluk çekiyor. Sorun yaşıyor.
Treed : Ağaçlarla kaplı. Bir ağaca tırmanmaya zorlanan (hayvanlar hakkında). Ormanlık. Ağaçlık. Ağaç dolu.
In a bad fix : Zor bir durumda. Zor bir halde. Sıkıntıda.
In danger : Risk altında.
At bay synonyms : entoiled, secure, in a tight corner, in a fix, on firm ground, in a pickle, in the soup, at a push, at stake, at risk, between hammer and anvil, in peril, in a cleft stick, cornered, in dire straits, ensnared, has a hard time, ambushed, in distress, on the line, up against a stone wall, in a bad way, bestead, deadlocked, bogged down, in a tight spot, up a gum tree, on the spot, safe, in deep water.

Bu kısımda At bay kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede At bay ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce At bay anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz At bay ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.