Tattooing türkçesi Tattooing nedir

  • Dövme yapma.
  • Tatuaj.
  • Cilt üzerinde meydana gelen morluk.
  • Dinsel, büyüsel amaçlarla ya da güzellik için deriyi sivri uçlu el araçlarıyla yırtarak ya da keserek buralara ot köklerinden ve isten elde edilen boyalar sürerek bezeme.
  • Dövme yapmak.
  • Vücutta oluşan geçici iz.
  • Dövmecilik.

Tattooing ingilizcede ne demek, Tattooing nerede nasıl kullanılır?

Tattooist : Dövmeci. Dövme yapan kişi.

Tattooists : Dövme yapan kişi. Dövmeci.

Beat a tattoo : Parmaklarıyla masayı tıkırdatmak.

Ear tattoo : Genellikle etçi ve sütçü sığırların ve domuzların beslenmesi, tanınması için kulağa yapılan dövme. Kulak tetavür numarası.

Tattoo : Askeri geçit. Dövme yapmak. Parmaklarıyla tıkırdatma. Trampet. Işık söndür borusu veya trampeti. Trampet çalma. Koğuş borusu. Bando gösterisi. Dövme. Birinin vücuduna dövme yapmak.

Tattoos : Trampet çalma. Trampet. Koğuş borusu. Askeri geçit. Dövme. Parmaklarıyla tıkırdatma.

Cyclic permutatton : Devirli permütasyon.

Tattooed : Dövme yaptırmış. Dövmeli.

Tattooers : Dövmeci. Dövme yapan kişi.

Tattooer : Dövme yapan kişi. Dövmeci.

İngilizce Tattooing Türkçe anlamı, Tattooing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tattooing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Communicative : Konuşkan. Söylemeye hazır. Geveze. Boşboğaz. Açık yürekli. İletişimsel.

Blabbermouthed : Boşboğaz. Geveze.

Needlework : İşleme. Dikiş. Dikiş nakış işi. İğne işi.

Leaky : Sızdıran. Liman bölgesi. Delik. Kaçırır. Sızan. Sızdırır. Sızıntılı. Sızıntılı (gemi).

Talebearing : Gammazlık. Kovuculuk. Dedikodu yapma. Dedikoducu. Kovucu. Dedikoduculuk.

Communicatory : İletişim kurabilen. Bilgi niteliğinde. İletişim sağlayabilen.

Needlecraft : İğne işi. Dikişçilik. Dikiş nakış.

Tattoo : Trampet. Trampet sesi. Işık söndür borusu veya trampeti. Dövme. Bando gösterisi. Parmaklarıyla tıkırdatma. Birinin vücuduna dövme yapmak. Trampet çalma. Koğuş borusu.

Tattooing zıt anlamlı kelimeler, Tattooing kelime anlamı

Uncommunicative : Çekingen. Konuşkan olmayan. Ketum. Az konuşan. Az konuşur. Ağzı sıkı.