Taxpayer türkçesi Taxpayer nedir

  • Vergi yasalarına göre alacaklı vergi dairesine karşı vergiyi ödemekle sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiler.
  • Mükellef.
  • Vergi mükellefi.
  • Vergi ödeyen.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Vergi veren kimse.
  • Yükümlü, vergi yasalarına göre kendisine vergi borcu çıkarılan gerçek ya da tüzel kişi. verginin ödenmesi bakımından vergi örgütüne karşı sorumlu olan kişi.
  • Vergi yükümlüsü.
  • Yükümlü.
  • Vergi sorumlusu.

Taxpayer ile ilgili cümleler

English: All taxpayers have the right to know where their money goes.
Turkish: Tüm mükellefler paralarının nereye gittiğini bilme hakkına sahiptir.

English: This is a waste of taxpayers' money.
Turkish: Bu, vergi mükelleflerinin para kaybıdır.

English: Each taxpayer has the right to know where his money goes.
Turkish: Her vergi mükellefinin, parasının nereye gittiğini bilmeye hakkı vardır.

English: The French government has launched an online game that challenges taxpayers to balance the national budget.
Turkish: Fransız hükümeti, ulusal bütçeyi vergi mükelleflerinin dengelemesi için meydan okuyan online bir oyunu piyasaya sürdü.

Taxpayer ingilizcede ne demek, Taxpayer nerede nasıl kullanılır?

Taxpayers : Vergi mükellefi.

Taxpaying : Vergi ödeme.

İngilizce Taxpayer Türkçe anlamı, Taxpayer eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Taxpayer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Answerable : Cevaplanabilir. Sorumlu. Cevap verilebilir. Uygun. Yerinde. Mesul.

Declarant : Beyan sahibi. Bildirimde bulunan kişi. Bildirimde bulunan kimse. Beyan eden kimse. Bildiren. Beyanname veren. Dilekçe veren. Vatandaşlık başvurusu yapan kimse (amerikan ingilizcesi). Beyanda bulunan.

Payer : Ödeyici. Borcunu ödeyen, parayı kendi ya da başkası adına ödeyen. Borçlu. Muhatap. Ödeyen. Borcu ödeyen. Ödeyecek olan. Veznedar. Ödeme yapan kimse. Ödeyen kimse.

Taxables : Vergiye tabi. Vergilendirilebilir. Vergiye tabi gelir. Gümrüklenebilir mallar.

Tax payer : Vergi ödeyicisi. Vergiyi ödemekle zorunlu olan kişi. Vergi veren.

Taxable : Vergilendirilebilir. Gümrüklenebilir mallar. Vergiye tabi. Vergiye tabi gelir.

Ratepayers : Vergi yükümlüsü (ing.).

Assessee : Değerlendirmeye alınan kişi. Değerlendirilen veya değer biçilen kimse.

Obligator : Borçlu. Mecbur eden kimse. Zorunda bırakan kimse. Zorlayan kimse.

Taxpayer synonyms : remunerator, rate payer, responsible, incumbent, fain, costly, obligor, amenable, costliest, obliged, obligant, ratepayer, liable, compulsory, tax responsible, incumbents, obligated, in charge of, taxpayers.

Taxpayer ingilizce tanımı, definition of Taxpayer

Taxpayer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who is assessed and pays a tax.