Teşebbüs nedir, Teşebbüs ne demek

Teşebbüs; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Girişim, girişme

Hukuki terim anlamı:

girişim.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: girişim]

Teşebbüs hakkında bilgiler

Teşebbüs, ceza hukukunda failin suç işlemek üzere icra hareketlerine başlamış olmasına karşın elinde olmayan nedenlerle kanuni unsur içinde tanımlanan sonucun gerçekleşmemiş olmasıdır.

Kısaca, ceza hukuku anlamında teşebbüs, subjektif anlamda tamamlanmış, ancak objektif anlamda tamamlanmamış fiildir. Yani fail, ceza kanununda tanımlanan neticenin gerçekleşmesi için elinden geleni yapmış, ancak netice failin iradesi dışındaki nedenlerle gerçekleşmemiştir. Kanuni unsurdaki neticenin gerçekleşmemiş olması nedeniyle teşebbüs edilen fiile Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesi gereğince, tamamlanmış suça oranla daha hafif cezalar verilmektedir.

Teşebbüs ile ilgili Cümleler

  • Daha önce buna hiç teşebbüs edilmedi.
  • Bildiğim kadarıyla, Mustafa intihara teşebbüs etmedi.
  • İki kez intihara teşebbüs ettim.
  • Eğer ki ilaç kullanmasaydım beni yenmeye teşebbüs etmezdin.
  • Ali son bir teşebbüste bulundu.
  • Bunu yapmaya teşebbüs ettiğin doğru mu?
  • Tom'un intihar teşebbüsünde bulunduğunu duydum.

Teşebbüs kısaca anlamı, tanımı:

Teşebbüs etmek : Girişmek, el atmak.

Teşebbüse geçmek : Bir işi yapmak için davranmak, girişmek.

 

Teşebbüsü ele almak : Öne atılıp bir işi yönetmeye başlamak.

Hür teşebbüs : Özel sektör.

Özel teşebbüs : Özel sektör.

Girişim : İki veya daha çok dalga hareketinin, aynı noktaya aynı anda gelmesiyle birbirini yok edebilmesi veya kuvvetlendirebilmesi olayı. Bir işe girişme, teşebbüs.

Girişme : Girişmek işi, teşebbüs.

Ceza : Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.

Hukuk : Ahbaplık, dostluk. Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Bu yasaları konu alan bilim. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Haklar.

Fail : Eden, yapan, işleyen. Özne. Hukuki sonuç doğuracak bir suç işleyen kimse.

İşlem : Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür.

Hareket : Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Davranış, tutum. Yola çıkma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Deprem. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

 

Diğer dillerde Teşebbüs anlamı nedir?

İngilizce'de Teşebbüs ne demek? : n. attempt, Enterprise, approach, bid, fist, venture

Fransızca'da Teşebbüs : initiative [la], entreprise [la], démarche [la], tentative [la]

Almanca'da Teşebbüs : der Versuch, die Unternehmung, die initiative

Rusça'da Teşebbüs : n. попытка (F), покушение (N), инициатива (F), затея (F)