Teşki nedir, Teşki ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Keşki.

Teşki ile ilgili Cümleler

  • Avrupa Birliği'nin 24 resmi dili vardır. Ancak önemli metinler çoğu kez yalnızca şu üç dilde mevcuttur: İngilizce, Fransızca ve Almanca. Bu durum, bu dillere aşina olmayanlar için bir dezavantaj teşkil etmektedir. Ortak ve tarafsız bir köprü dil üzerinde çalışmanın zamanı çoktan gelmiştir.
  • Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibariyle, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.
  • O bir emsal teşkil etti.
  • Merkezi haber alma teşkilatı seni izliyor.
  • “Bazen o kadar güzel ve orijinal şeyler söylüyordu ki onları dinlemek itaba ve hücuma maruz kalan için bile bir zevk teşkil ediyordu.”
  • Emniyet Teşkilatı yetkisini aştı.
  • Eğer emir suç teşkil ediyorsa üstlerinin verdiği emre uymak zorunda değilsin.
  • Merkezi Haberalma Teşkilatı hakkında ne biliyorsun?
  • Kanunu bilmemek mazeret teşkil etmez.
  • Ölümün bir örnek teşkil edecek.

Teşki ile ilgili Atasözü veya Deyim

teşkil etmek : oluşturmak, ortaya çıkarmak.

Teşki anlamı, tanımı

 

Heteretop impuls teşkili bozuklukları : Sinüs düğümünden daha aşağıdaki ünitelerden meydana gelen uyarıların neden olduğu bozukluklar, paroksimal taşikardi, ekstrasistol, atriyal ve ventiküler titreme ve titreşimler biçiminde görülür

İmpuls teşkili bozuklukları : İntrakardiyal uyarımların oluşumundaki bozukluklar.

Küll teşkil eden eşya : Nesne bütünlüğü (Sachgesamtheit) (karşıtı : hak bütünlüğü = Rechtsgesamtheit).

Nomotop uyarı teşkili bozuklukları : Otonom sinir sisteminin etkisiyle oluşan, normal uyarımların doğduğu merkez olan sinüs düğümündeki bozukluklar sonucu ortaya çıkan, vagus ve simpatikusun uyarımları sonucu kalp frekansının etkilenmesi, sinus taşikardi.

Teşkilatlanabilme : Örgütlenebilme.

Teşkilatlanabilmek : Örgütlenebilmek.

Teşkilatlandırılma : Örgütlendirilme.

Teşkilatlandırılmak : Örgütlendirilmek.

Teşkilatlandırma : Örgütlendirme.

Teşkilatlanış : Örgütleniş.

Teşkilatlanma : Örgütlenme.

Teşkilatsız : Örgütsüz. Örgütsüz bir biçimde.

Adliye teşkilatı : Yargı organları ve bu organların birbirleriyle olan ilişkilerini, derecelerini, görev ve yetkilerini düzenleyen ve yürüten sistemin bütünü, adalet örgütü.

Belediye teşkilatı : Nüfusu iki binden fazla olan yerleşim yerlerinde hükûmet kararıyla kurulan, belediye başkanı, belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye görevlilerinden oluşan kuruluş.

Teşkil : Oluşturma, ortaya çıkarma, meydana getirme. Örgütleme. Oluşum.

Teşkilat : Örgüt.

Teşkilatçı : Örgütçü.

Teşkilatçılık : Örgütçülük.

Teşkilatlandırmak : Örgütlendirmek.

Teşkilatlanmak : Örgütlenmek.

Teşkilatlı : Örgütlü.

Teşkilatsızlık : Örgütsüzlük.

Diğer dillerde Testosteron cevaplı dermatozis anlamı nedir?

İngilizce'de Testosteron cevaplı dermatozis ne demek ? : testosterone-responsive dermatosis