Tectonics türkçesi Tectonics nedir

Tectonics ingilizcede ne demek, Tectonics nerede nasıl kullanılır?

Architectonics : Arşitektonik. Arkitektonik. Mimarlık. Yapı sistemi.

Glaciotectonics : Buzullar tarafından oluşturulan yerkabuğu yapılarıyla ilgili bilim dalı.

Tectonic breccia : Oluşum köşeli yığışımı. Kırıklarda, kanatlardan birinin diğerine sürtünmesi sonucu çeperlerden koparılan parçalarla oluşmuş kayaç.

Tectonic geology : Biçimsel ve yapısal açıdan, katmanların yerkabuğundaki durumlarını inceleyen yerbilim dalı. Yapısal yerbilim.

Tectonic lake : Tektonik göl. Doldurduğu doğal çanağın kökeni kırılma, çökme gibi olaylara dayanan göl türü. Çöküntü çanağı gölü.

Biotecton : Biotekton. Taşların yüzeyini örten organizmalar.

Tectonic : Yapı sanatı. Kaymaoluşum. Tektonik. Yerkabuğunun kıvrılma ve kırılması, çökmesi ya da geniş alanlı olarak yükselip kabarması gibi oluşu içgüçlere dayanan olayların tümü. Yapısal. Yer kabuğuna ilişkin. Jeoteknik. Mimari.

Tectonized region : Oluşumlu bölge. Yapısal devimler geçirmiş bölge.

Tectonical : Mimari.

Glaciotectonic : Buzullar tarafından oluşturulan yerkabuğu yapılarıyla ilgili.

İngilizce Tectonics Türkçe anlamı, Tectonics eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tectonics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scientific discipline : Bilimsel öğreti.

Architectures : Yapı. İnşaat. Mimari.

Architectonics : Yapı sistemi. Arkitektonik. Arşitektonik.

Geomorphology : Yeryüzündeki olayların ve yer biçimlerinin incelenmesi yoluyla, yeryüzündeki değişmelerin tarihini araştıran bilim kolu. Dünya yüzeyindeki kara oluşumunun başlangıcı ve biçimi ile ilgili olan bilim dalı. Yerbiçimbilim. Yer biçimbilim. Jeoformoloji. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Jeomorfoloji. Yüzeybilimi. Doğal coğrafyanın, taşyuvarında oluşan iç ve dışgüçleri, bu güçlerin yarattığı yer biçimlerinin gelişimini inceleyen bölümü.

Architecture : Yapıcılık. Yapıtasarcılık. İnsanların yaşamasını kolaylaştırmak ve barınma, eğlenme, dinlenme, çalışma gibi eylemlerini sürdürebilmelerini sağlamak için uzamlar düzenleme sanatı ve bununla ilgili bilim dalı. Mimari yapı. İnşaat. Konutlarla ilgili tüm sorunları ve konuları içeren bilim ve sanat dalı. Mimari. Yapı.

Science : Beceri. Hüner. Olayların ve nesnelerin oluşum, yapı ve gelişimindeki yasalılıkları açıklamaya çalışan, olguları, mantıksal düşünceyi temel alan, tarihsel nitelikte bilgi düzeni. Teknik. Bilim. Fen bilgisi. Alanını oluşturan olaylar üzerinde betimleme açımlama ve öndeyilerde bulunma olanağı veren, uygulamalı yordamlar geliştirmeye yardımcı olarak konusunu denetim altına almaya elveren bilgiler üretme çabası ya da bu tür bilgiler kümesi. Maharet. Bilim dalı. İlim.

 

Tectonic : Yapısal. Jeoteknik. Yer kabuğuna ilişkin. Yerkabuğunun kıvrılma ve kırılması, çökmesi ya da geniş alanlı olarak yükselip kabarması gibi oluşu içgüçlere dayanan olayların tümü. Mimari. Kaymaoluşum.

Morphology : Yapıyı, temeli, görevi söz konusu yapmadan biçim üzerinde duran ve biçimle ilgili sorunları inceleyen bilim dalı. biyolojinin, canlı varlıkların biçim ve yapıları ile uğraşan kolu. Biçim bilim. Şekilbilim. Biçim. Biçimbilgisi. Canlıların şekil ve dış yapıları ile uğraşan bilim dalı. Canlı ve cansız varlıkların dış görünüş, form ve yapılarını inceleyen bilim dalı. Şekilbilgisi. Biyoloji, eğitim, gramer alanlarında kullanılır. Biçim bilimi.

Tectonics synonyms : plate tectonics, plate tectonic theory.

Tectonics ingilizce tanımı, definition of Tectonics

Tectonics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The science or art by which implements, vessels, buildings, etc., are constructed, both in relation to their use and to their artistic design. The science, or the art, by which implements, vessels, dwellings, or other edifices, are constructed, both agreeably to the end for which they are designed, and in conformity with artistic sentiments and ideas.