Tectonic geology türkçesi Tectonic geology nedir

  • Yapısal yerbilim.
  • Biçimsel ve yapısal açıdan, katmanların yerkabuğundaki durumlarını inceleyen yerbilim dalı.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Tectonic geology ingilizcede ne demek, Tectonic geology nerede nasıl kullanılır?

Tectonic : Mimari. Yerkabuğunun kıvrılma ve kırılması, çökmesi ya da geniş alanlı olarak yükselip kabarması gibi oluşu içgüçlere dayanan olayların tümü. Yapısal. Kaymaoluşum. Yapı sanatı. Tektonik. Yer kabuğuna ilişkin. Jeoteknik.

Geology : Jeolojik yapı. Yerküresinin oluşunu, yapısını, kaya ve maden türlerini inceleyen bilim. öğrencilere yerküresinin genel yapısı, yer kabuğunun değişmesine etmen olan iç ve dış güçler, yer kabuğunun devinimleri, doğal enerji kaynakları ile yer tarihi üzerinde temel bilgiler kazandırmak amacıyla lisede ve kimi yüksek okullarda okutulan ders. (bir bölgenin) jeolojik yapısı. Yerbilimi. Yerin ve yerdeki yaşarlığın gelişme tarihini, yerkabuğunun bileşimini, yapı koşullarını ve evrimlerde egemen olan güçleri inceleyen bilim. Biyoloji, eğitim, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yerbilim. Dünyanın fiziksel yapısı, faaliyeti ve tarihi ile uğraşan bilim dalı. Yerbilimleri. Jeoloji.

Tectonic breccia : Oluşum köşeli yığışımı. Kırıklarda, kanatlardan birinin diğerine sürtünmesi sonucu çeperlerden koparılan parçalarla oluşmuş kayaç.

 

Tectonic lake : Çöküntü çanağı gölü. Doldurduğu doğal çanağın kökeni kırılma, çökme gibi olaylara dayanan göl türü. Tektonik göl.

Tectonical : Mimari.

Tectonically : Tektonikle ilgili.

İngilizce Tectonic geology Türkçe anlamı, Tectonic geology eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tectonic geology ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute age : Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Mutlak yaş. Salt yaş.

Acrozone : Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı.

After shock : Artçı sarsıntı. Artçı şok. Artçı deprem (depremden sonra). Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

Abyss : Uçurum. Dibi olmayan çukur. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Cehennem. Derinlik. Varta. Tamu. Hufre. Abis.

Structural geology : Yapısal jeoloji. Kayaçsal yerbilimi.

Absolute chronology : Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji. Salt çağbilimi.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi.

Tectonic geology synonyms : adventive cone, aggregats, acid fumarole, adjacent rock, abrasive power, algonkian, advance of aglacier.