Tectonic türkçesi Tectonic nedir

  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Yapı sanatı.
  • Kaymaoluşum.
  • Yapısal.
  • Yerkabuğunun kıvrılma ve kırılması, çökmesi ya da geniş alanlı olarak yükselip kabarması gibi oluşu içgüçlere dayanan olayların tümü.
  • Mimari.
  • Jeoteknik.
  • Yer kabuğuna ilişkin.
  • Tektonik.

Tectonic ingilizcede ne demek, Tectonic nerede nasıl kullanılır?

Tectonic breccia : Oluşum köşeli yığışımı. Kırıklarda, kanatlardan birinin diğerine sürtünmesi sonucu çeperlerden koparılan parçalarla oluşmuş kayaç.

Tectonic geology : Biçimsel ve yapısal açıdan, katmanların yerkabuğundaki durumlarını inceleyen yerbilim dalı. Yapısal yerbilim.

Tectonic lake : Çöküntü çanağı gölü. Doldurduğu doğal çanağın kökeni kırılma, çökme gibi olaylara dayanan göl türü. Tektonik göl.

Sliding tectonic : Kayma oluşumu. Katmanların çekim etkisi ve aşağıya doğru kaymasıyle oluşan yapı.

Tectonical : Mimari.

Tectogenesis : Yapıoluş. Tektojenez. Dağoluşda görülen kıvrılma ve kırılma olayları.

Architectonic : Arkitektonik. Mimari. Mimarlıkla ilgili.

Tectonics : Tektonik. Mimarlık. Yapı sanatı. Kayma oluşum bilimi. Tektonik bilimi. İnşaat bilgisi.

Tectonie earthquake : Yerkabuğunda, birden oluşan yerinden oynamaların sonuçladığı deprem. Oluşum depremi.

Architectonics : Arşitektonik. Yapı sistemi. Arkitektonik. Mimarlık.

 

İngilizce Tectonic Türkçe anlamı, Tectonic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tectonic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

Afforestation : Ormanlaştırma. Orman yetiştirme. Ağaçlandırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Constitutive : Yapıcı. Temel. Kurucu. Esas. Terkip eden. Asli. Oluşturan. Teşkil eden.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Constructional : İnşaat ile ilgili. Yapımsal. Yapı ile ilgili. İnşaat. İnşai. Yapıya ait.

Structured : Planlanmış. Bütün olarak düşünmek. Yapılı. Yapısallaştırılmış. Planlamak. Biçim verilmiş. Yapılandırılmış.

Architectures : İnşaat. Mimarlık. Yapı.

 

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Tectonic synonyms : altimetric profile, anatomical, constitutionals, air route, alluvial deposit, structural, architecture, constitutional, organic, agrarian geography, tectonics, age pyramid, agricultural production, agricultural co operative, ageing of the population, tectonical, abrasion platform, constructive, geotechnics, architectonic, abandoned meander, architectural.

Tectonic ingilizce tanımı, definition of Tectonic

Tectonic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Structural. Architectural. Of or pertaining to building or construction.