Constitutive türkçesi Constitutive nedir

Constitutive ingilizcede ne demek, Constitutive nerede nasıl kullanılır?

Constitutive enzyme : Bir hücrenin her zaman gereksinim duyduğu, her türlü koşulda sabit bir hızla sentez edilen dolayısıyla etkinliği ve molekül sayısı pek fazla değişmeyen ve hücre içi konsantrasyonu eklenen indükleyiciden bağımsız olan enzimler. bakterilerde devamlı olarak sentezlenen ve besi yerinin bileşimine bağlı olarak üretimi değişmeyen enzim. Altyapı özgeni. Yapıözgeni. Temel yapı enzimi. Temel yapı özgeni. Yapısal enzim.

Constitutive function of registration : Hakkın kazanılması için kütüğe yazımın gerekmesi. Kütüğe yazımın yaratıcı görevi.

Constitutive mutants : Esas mutantlar. Bazı escherichia coli hücrelerinde gelişigüzel enzim oluşması ile meydana gelen mutantlar.

Constitutive of : -den oluşturan.

Constitutive properties : Özdeği kuran atomların oluşturdukları yapı türüne ilişkin, sertlik gibi özellikler. Yapısal özellikler.

Constituting : Oluşturmak. Kurmak. Atamak. Yürürlüğe koymak. Seçmek. Teşkil etmek.

Constitutional charter : Anayasa. Anayasal şart.

Constitutio : Konstitüsyo. Konstitüsyon.

Constitutional diagram : Denge çizgesi. Yapısal çizge. Yapısal diyagram.

 

Constitutive property : Oluşumsal özellik. Özdeciği oluşturan öğeciklerin düzenlenimine bağlı özellik.

İngilizce Constitutive Türkçe anlamı, Constitutive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Constitutive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Erectors : Diken. Montajcı. Roket taşıma yükleme aracı. Montör. Organı kaldıran kas. Dik tutan şey. Erektör. Kaldıran.

Fundamental : Kural. Esasi. Esas kanun. Temel ilke. Belli başlı. Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses.

Beginning : Baş. Başlangıç çekidi. İptida. Milad. Başlangıç noktası. Neşet. Menşe. Başlama. Başlangıç.

Constructer : Kuran veya inşa eden kişi. İnşaatçı.

Basis : Taban. İlke. Bazis. Prensip. Belkemiği. Özül. Bir malın ya da taşınır değerin cari fiyatıyla gelecek (future) fiyatı arasındaki fark. Gramer, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Menşe.

Constitutional : Meşrutiyet. Bünye ile ilgili. Anayasal. Esaslı. Bünyesel. Yasal. Sağlık için yapılan yürüyüş. Meşruti.

Organic : Örgensel. Hidrokarbon zinciri veya halkası taşıyan maddeler. Canlı organizmadan elde edilen, yapısında karbon içeren. organlardan oluşmuş yapı gösteren. Doğuştan. Organik. Uzvi. Esasi. Bedensel. Organlara ait.

Constructional : Yapıya ait. Yapı ile ilgili. İnşai. İnşaat ile ilgili. İnşaat. Yapımsal.

Builders : Yaratıcı. İnşaatçı. Müteahhit. Mimar. Kuran.

Archimedean point : Üs. Mutlak noktası. Arşimet noktası. Tutunma noktası.

Constitutive synonyms : constitutor, anabolic, composing, wrights, created, basement, structured, father, establisher, constructors, creators, body, actual, constructive, constituent, constitutionals, bases, baselined, establishing, wright, fathers, basilar, beginnings, constituents, created by, basal, bodying, creative, actuator, maker, basilary, structural, erector.

 

Constitutive zıt anlamlı kelimeler, Constitutive kelime anlamı

Inessential : Önemsiz şey. Lüzumsuz. Önemsiz. Gereksiz. Gereksiz şey.

Constitutive ingilizce tanımı, definition of Constitutive

Constitutive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending or assisting to constitute or compose. Elemental. Essential.