Telekom türkçesi Telekom nedir

  • Alman telekomünikasyon şirketi (internet, telefon ve televizyon yayını hizmetleri sunucusu).

Telekom ingilizcede ne demek, Telekom nerede nasıl kullanılır?

Deutsche telekom : Alman telekom. Alman telekomünikasyon şirketi (internet, telefon ve televizyon yayın hizmetleri sağlayıcısı).

Telekineses : Uzadevim. Telekinesis. Telekinezi.

Telekinesis : Uzadevim. Telekinezi.

Tele lens : Irak merceği. Çok uzaktaki konuların çok yakın görüntülerini elde etmekte kullanılan, çok uzun odaklı mercek çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Tele presence : Uzaktan varolma.

Telecasters : Televizyon yayıncısı. Televizyon yayını yapan kimse.

Telecamera : Uzaktan kumandalı fotoğraf makinesi. Telekamera.

Telecasting : Televizyonda yayınlama. Televizyonda yayınlamak. Yayınlamak. Televizyon yayını.

Telecine : Telesinema. Telesine.

Telecaster : Televizyon yayını yapan kimse. Televizyon yayıncısı.

İngilizce Telekom Türkçe anlamı, Telekom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Telekom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Telephony : Telefonculuk. Telefon. Çınkacılık. Telefonla muhabere. Santral memurluğu. Ses iletimi bilimi. Telefon hizmeti. Ses iletim ilmi.

Telecommunication : Radyo ya da telefon bağlantısı aracılığıyla birbirinden uzak noktalar arasında bilgi gönderiminin sağlanması. Irakiletişim. Haberleşme. Çok uzak noktalar arasında elektromıknatısa dayanılarak telli ya da telsiz olarak sağlanan iletişim. (telgraf, telefon, radyo, televizyon, teleks gibi aygıtlarla resim, ses, im gönderme bu iletişim alanına girer). Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uziletişim. Teleiletişim. Telekomünikasyon.

 

Wireless : Teli olmayan. Telsiz telefona veya telgrafa ait. Telsiz telefon. Telgraf veya telefon. Ünalgı. Telsiz. Telsiz telgraf. Radyo. Radyoya ait. Kablosuz.

Medium : Araç. Çevre. Kültür ortamı. az çok katı besin maddesi, jelatin vb. ile karışık herhangi bir sıvı olup doku ve hücreler için yetiştirme kültürü. besi yeri. bir fiilin yapıldığı ya da bir etkinin taşındığı bir araç, çevre, hava. Aracı. Orta düzey. Ötürücü. Madde. Bir kuvvetin etkimesini ya da bir etikinin iletilmesini sağlayan özdeksel çevre. Parlayıcı. Kontrast madde.

Multiplex : Katmerli. Çok katlı şey. Çoklamak. Kat kat.

Telephone : Telefon açmak. Zeng etmek. Alısünlemek. Telefon etmek. Telefon ile konuşmak. Alısün. Telefonda söylemek. Telefon. Çınka.

Telegraphy : Telgraf sistemi. Telgraf tekniği. Telgrafçılık. Telgrafla muhabere. Telgrafcılık.

Broadcasting : Yayımlama. Yayıncılık. Yayım. Radyo veya televizyon yayını ile ilgili. Radyo-televizyon yayıncılığı. Radyo veya televizyon. Ünalgı veya sınalgı ile yayın yapma. Neşir. Yayın. Yayınlama.