Tempera türkçesi Tempera nedir

Tempera ile ilgili cümleler

English: Ali certainly has the right temperament for the job.
Turkish: Ali iş için kesinlikle doğru mizaca sahip.

English: A nurse took my temperature.
Turkish: Bir hemşire ateşimi ölçtü.

English: After that, internal temperature begins to climb rapidly.
Turkish: Sonra, oda sıcaklığı birden artmaya başladı.

English: Ali is extremely temperamental.
Turkish: Ali son derece maymun iştahlı.

English: A rise in temperatures is expected.
Turkish: Sıcaklıklarda bir artış beklenmektedir.

Tempera ingilizcede ne demek, Tempera nerede nasıl kullanılır?

Temperament : Ölçülülük. İçgüdü durumuna dönüşen alışkı, bk. yaradılış. Yapı. Temperament. Yaradılış. Akort. Muvazene. Tabiat. Eğitim, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Huy.

Temperamental : Yaradılıştan olan. Sögeni sögenine uymayan. Sağı solu belli olmayan. Huy ile ilgili. Değişken doğalı. Yaradılıştan gelen. Tabiatından kaynaklanan. Sinirli. Çabuk kızan. Huysuz.

Temperamentally : Sinirlice. Yaradılış gereği.

Temperaments : Mizaç. Tabiat. Meşrep. Ölçülülük. Yaradılış. Akort. İtidal. Huy. Coşku. Yapı.

Temperance : Alkol karşıtı olma. Ilımlılk. Ölçülülük. Alkolden kaçınma. İtidal. Nefse hakimiyet. İçki içmeme. Aşırıya kaçmama. Ölçüyü aşmama. Ölçülü olma.

 

Temperate climate : Ilıman iklim. Mutedil iklim.

Temperance society : İçkiyle mücadele derneği.

Temperate zone : Kutup daireleri ile kutuplar arasında uzanan soğuk kuşaklar. Sıcaklık bölgesi. Orta kuşak. Oğlak dönencesi ve kutup dairesi arasında veya yengeç dönencesi ve kutup dairesi arasında kalan alan. Ilıman bölge. Yer küresi üzerinde güney ve kuzeyde , 23°,5 ile 66°,5 lik enlem daireleri arasında kalan iki kuşaktan her biri. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Ilıman kuşak. Her iki yarmyuvarda dönencelerle eksenucu çemberleri arasında kalan geniş bölge (23° 27' - 66° 33').

Temperate phage : Nükleik asidini, içine girdiği bakteri dna’sına bağlayarak, bakteri hücresini eritmeden, onunla birlikte çoğalan bakteri virüsü. Konakçısını hemen parçalamadan onunla lizojenik bir ilişki kurarak enfekte eden bakteriyofaj. Tempere faj. Nükleik asidini içine girdiği bakteri dna’sına bağlayarak bakteri hücresini eritmeden, onunla birlikte çoğalan bakteri virüsü. Ilımlı faj.

Temperance movement : Alkol karşıtı akım veya hareket. Yeşilaycı akım. Alkol karşıtı akım.

İngilizce Tempera Türkçe anlamı, Tempera eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tempera ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Water color : Su boyası. Su temelli boyalar. Su bazlı renklerler yapılan resim. Sulu renk. Su temelli renkler.

Aquarelle : Suluboya resim. Akvarel.

Water colour : Su boyası.

Watermark : Filigran basmak. Su yükseklik çizgisi. Su damgası. Karada suyun yükseldiği düzeyi gösteren çizgi. Filigran. Filigran yapmak. Suyun yükselme sınırınıgösteren bir işaret. Su seviyesi çizgisi. Bir kağıdın dokusunda bulunan ve ancak ışığa tutulduğunda görülebilen çizgi, resim, yazı ya da im.

 

Watercolor : Akvarel. Suluboya resim.

Watercolours : Suluboya resim. Akvarel.

Water base paint : Plastik boya.

Watercolour : Suluboya resim. Akvarel.

Tempera synonyms : poster colour, poster color, poster paint, temperas, water colours, water.

Tempera ingilizce tanımı, definition of Tempera

Tempera kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A mode or process of painting. A mode or process of painting. Distemper. Distemper.