Tenon türkçesi Tenon nedir

  • Zıvana.
  • Oğlan.
  • Zıvana dili.
  • Zıvana açmak.
  • Erkek geçme parçası.
  • Geçme dili.
  • Erkek parça.
  • Geçme parçası ile birleştirmek.
  • Geçme.

Tenon ingilizcede ne demek, Tenon nerede nasıl kullanılır?

Tenon saw : Sırtlı testere. Zıvana testeresi.

Mortise and tenon joint : Zıvanalı dilli ek. Zıvanalı geçme.

Barefaced tenon : Düz zıvana. Hampaylı zıvana. Düz yanlı zıvana dili.

Capsule of tenon : Göz yuvarını arkadan saran telsi, elastik membran. Tenon kapsülü.

Mortise and tenon : Zıvana-delik.

Tenonitis : Tenonit. Tenonitis. Tendo yangısı.

Tenoned : Zıvana. Erkek geçme parçası. Geçme. Oğlan. Zıvana dili. Geçme dili. Geçme parçası ile birleştirmek. Erkek parça. Zıvana açmak.

Tenontodynia : Tenodini. Tenontodini.

Tusk tenon : Şaşırtmalı geçme.

Tenodynia : Tenodini. Kiriş ağrısı, tenontodini.

İngilizce Tenon Türkçe anlamı, Tenon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tenon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lapsing : Hata yapmak. Sapmak. Geçmek. Zimmetine para geçirme. Kaçmak. Yolsuz ve yöntemsiz borçlanma. Zaman aşımına uğramak. Düşmek. Geçme (zaman).

Projection : Bilgisayar, ekonomi, fizik, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Projeksiyon. Oranlama. Bilinen verilere dayanarak bir ölçüm değerinin gelecekte ya da geçmişteki değerini kestirme yordamı. Seans. Atma. Öngörme. Çıkıntı. Tahmin. Öznel bir yaşantıyı dış dünyaya bağlama; örneğin bireyin bir nesne, kişi ya da toplumsal kümede tasarladığı nitelikleri, duyguları ya da tutumları gerçekten varmış gibi düşünmesi.

 

Encroachments : Başkasının toprağına geçme. Zarar. Taşma. Saldırma. Tecavüzde bulunma (başkasının hakkına). Başkasının arsasına tecavüz. Tecavüz. Aşma. El uzatma.

Intervention : Aracılık. Arada olma. Katılma. Müdahale. Davaya katılma istemi. Anlaşmazlıkları çözümlemek için üçüncü kişinin araya girmesi. Aracılık etme. Bilgisayar, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Karışma.

Catamites : İbne (argo terim). Puşt. İbne.

Mortise : Delik. Kiniş. Yuva. Zıvana dişi. Zıvana deliği. Lamba.

Mouthpiece : Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel. Avukat. Ağızlık. Sözcü. Deri gibi kaf. Film kesme ünitesi ağızlığı. Sigara ağızlığı.

Tongue : Ahşap geçmenin çıkıntılı kısmı. Ayakkabı dili. Konuşma. Uzantı. Söz. Dil. Konuşmak. Lisan.

Catamite : İbne. Puşt. İbne (argo terim).

Rabbet : Lambalı geçme. Aşoz. Lambalı geçme (kapı). Birbirine geçirmek. Lamba yivi açmak. Yiv. Oluk açmak. Lambalı geçme yapmak. Yiv açmak.

Tenon synonyms : sleeve, bush, mortise joint, mortises, mortice, chased, detournement, mortised, tongues, dowel, encroachment, dissemination, nipper, mouthpieces, pansy, tenoned, laddies, knave, dovetailed, garcon, knavess, liner, knaves, change over, joggle, sleeves, sodomite, inner tube, interventions, mortices, fitting, disseminations, liners.

 

Tenon ingilizce tanımı, definition of Tenon

Tenon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, such a member when it passes entirely through the thickness of the piece in which the mortise is cut, and shows on the other side. Cf. Tooth, Tusk. A projecting member left by cutting away the wood around it, and made to insert into a mortise, and in this way secure together the parts of a frame. To cut or fit for insertion into a mortise, as the end of a piece of timber.