Tepelemek nedir, Tepelemek ne demek
"Tepelemek" ile ilgili cümleler
- "Sen ona ilişirsen ben de seni tepelerim." - B. Felek
- "Karakaçanı, Armutdere çataklarında bu Bozdayı tepelediydi." - M. Ş. Esendal
Yerel Türkçe anlamı:
İyice yığmak, tam doldurmak.
Vurup öldürmek.
Tepelemek tanımı, anlamı:
Tepe : Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. Birinin yanı başı, baş ucu. Bir şeyin en üstteki bölümü. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası.
Ayak : Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Basamak. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Vücudun belden aşağı bölümü. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Halk edebiyatında uyak. Göl ayağı. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri.
Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Bu elementten yapılmış. Üstün nitelikli, değerli. Altından yapılmış sikke.
Ezmek : Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Yenmek, sindirmek. Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Harcamak. Üzmek, sıkıntıya sokmak.
Bozgun : Bozulmuş, dağılmış. Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Yenilgi.
Uğratmak : Uğrama işini yaptırmak, uğramasına sebep olmak. Savmak, çıkmak, dışarı atmak, kovmak.
Hırpalamak : İtip kakmak, azarlamak veya yıpratmak. Örselemek. Dövmek.
Kıyas : Karşılaştırma, oranlama, mukayese. Tasım. Örnekseme. Bir tutma, denk sayma.
Kıyasıya : Çok şiddetli, korkunç, müthiş. (kıya'sıya) Şiddetli bir biçimde.
Dövmek : Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Çarpmak, sertçe dokunmak. Topa tutmak. Davul vb. çalmak, vurmak. Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Ezmek. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Çırpmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek.
Öldürmek : Çok üzmek. Bir canlının hayatına son vermek. Etkisini ve gücünü azaltmak. Bitkinin solarak kurumasına sebep olmak. Yok olmasına, ortadan kalkmasına, azalmasına yol açmak. Bazı şeylerin diriliğini, tazeliğini veya sertliğini gidermek. Sağlığını bozmak, rahatsızlık vermek. Boşuna geçmek. Aşırı yormak. Ölmesine yol açmak.
Diğer dillerde Tepelemek anlamı nedir?
İngilizce'de Tepelemek ne demek? : v. hill
Fransızca'da Tepelemek : assommer, démolir
Almanca'da Tepelemek : durchprügeln
Rusça'da Tepelemek : v. избивать, подавлять, истреблять, избить, подавить, истребить


Bu kısımda Tepelemek nedir? Tepelemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tepelemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tepelemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.