Terminal moraine türkçesi Terminal moraine nedir

  • Buzulların duralama döneminde, akıntı yönünde oluşmuş taş parçalarından bileşik yüzey ve dip morenleri yığını.
  • Ön buzul taş.
  • Ön moren.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Önbuzultaşı.

Terminal moraine ingilizcede ne demek, Terminal moraine nerede nasıl kullanılır?

Terminal : Öldürücü. Nihayet. Sona ait, uçta bulunan, son, bitim. Dalın ucunda yetişen. Ölümcül hastalığın son aşamasına ait. Bağlantı ucu. Dönem. Otobüs terminalı. Uçbirim. Duralga.

Moraine : Buzul taş. Buzul taş ve toprağı. Buzultaş. Buzulların üstünde, içinde taşıdığı, dipten sürüklediği ya da çökelttiği taş parçaları. Buzulların taşıyıp biriktirdikleri, üzerleri çok kez parıltılı ya da çizikli taşlar. Ohio eyaletinde şehir. Buzul taşı. Buzulların yol açtığı kaya ve küçük taş kırıntılarının olduğu bölge. Moren. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır.

Terminal area : Terminal alanı. Terminal sahası. Uç alan.

Terminal arteries : Terminal arterler. Arterlerin son kolları olan kılcal damarları oluşturmadan önceki arteryel pleksusler. terminal arterler böbrek, dalak ve beyinde görüldüğü gibi doğrudan kılcal damarlara açılırlar.

Terminal arteriole : Terminal arteriyol.

Terminal bar : Terminal bar. Örtü veya salgı epitel hücrelerinin komşu hücrelerin apikal kısımlarında ışık mikroskobunda koyu bir çizgi halinde gözlenen, elektron mikroskobunda ise bu yapıların zonula okludens, zonula aderens ve makula aderensleri içeren bağlayıcı komplekslerin yapmış olduğu oluşum.

 

İngilizce Terminal moraine Türkçe anlamı, Terminal moraine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Terminal moraine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Adventive cone : Ek koni. Parazitik koni. İlerleme konisi. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.

Acid fumarole : Asit tüten. Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

End moraine : Moren sonu. Ön buzultaşı. Son moren.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Alkongien. Bir prekambriyen sistemi.

 

Terminal moraine synonyms : aggregats, absolute chronology, agricultural geology, abrasive power, abyss, absolute age, after shock.