Territorial water türkçesi Territorial water nedir

  • Bir devletin kıyıları önünde, genişliği antlaşmalarla saptanmış, tüzel bakımdan o devletin olan deniz kesimi.
  • Karasuyu.
  • Karasuları.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Territorial water ingilizcede ne demek, Territorial water nerede nasıl kullanılır?

Territorial : Mülki. Gönüllü asker. Kara. Bölgesel. Karasal. Karaya ait. Ülkesel. Yerel. Belirli bir bölgeye ait. Karada olan.

Water : Sulandırmak. Göz sulanmak. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Su vermek. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Hafifletmek. Harelemek. Sulamak. Sulanmak.

Territorial waters : Kara suları. Deniz sahası. Karasuları. Karasular. Karasuyu. Karadan belirli bir uzaklığa kadar olan sular. bir devletin denizlerindeki sınırlarını ölçümleyen belirli bir alan. Bir ülkenin hükümranlığı altındaki sular.

Territorial army : (ingiltere) gönüllüler ordusu. Teritoryal ordu. Gönüllü asker örgütü.

Territorial brigade : Bölgesel tugay. Belirli bir bölgenin güvenliğinden sorumlu askeri birlik. Bölge tugayı. Kalıcı bir şekilde bir yere yerleştirilmiş fakat şahıs bazında askerlerin periyodik olarak değiştirildiği birlik.

 

Territorial claims : Toprak iddiaları.

İngilizce Territorial water Türkçe anlamı, Territorial water eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Territorial water ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Afforestation : Ormanlaştırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Orman yetiştirme. Ağaçlandırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Air route : Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Uçuş rotası.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

 

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Agricultural production : Tarım üretimi. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarımsal üretim. Zirai üretim. Sebze. Taze meyve. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi.

Territorial waters : Deniz sahası. Karasular. Kara suları. Bir ülkenin hükümranlığı altındaki sular. Karadan belirli bir uzaklığa kadar olan sular. bir devletin denizlerindeki sınırlarını ölçümleyen belirli bir alan.

Territorial water synonyms : agricultural co operative, waters, alluvial deposit, ageing of the population, adventife cone, territorial sea, coastal waters, maritime territory, territorial seas, age pyramid, aluvial coast, abrasion platform.