Textuary türkçesi Textuary nedir

  • Kendini tam manasıyla incil'e adamış kimse.
  • İncil üzerinde yoğun şekilde çalışan kimse.
  • Kutsal kitap uzmanı.
  • Metin inceleyen.
  • İncil'i yakından inceleyen.
  • Metinsel.
  • İncil uzmanı.

Textuary ingilizcede ne demek, Textuary nerede nasıl kullanılır?

Textuaries : İncil üzerinde yoğun şekilde çalışan kimse. İncil uzmanı. Kendini tam manasıyla incil'e adamış kimse. Kutsal kitap uzmanı.

Textual : Metne ait. Yazısal. Yazımsal. Kelimesi kelimesine. Metinsel. Düzyazı gibi. Metne bağlı.

Textual criticism : Metin eleştirisi. Metinsel kritik.

Textual cross reference : Metinsel çapraz referans.

Textual entry : Metinsel girdi.

Textual matter : Basılacak metin.

Textualist : Kutsal kitap uzmanı. İncil uzmanı. Kendini tam manasıyla incil'e adamış kimse.

Contextual mea ning : Kapsam. Bir kelimenin söz içindeki diğer ögelerle birlikte ve bu ögelerin yardımıyla bir kavramı karşılamak üzere meydana getirdiği anlam. örnek olarak sırt kelimesini ele alalım: bu kelimenin birbirinden farklı beş, altı anlamı vardır. fakat kelimenin anlam kapsamı ancak söz içinde kendisine yardımcı olan öteki ögelerin yardımıyla belirlenebilmektedir. eğer kelime sırtım ağrıyor cümlesinde geçiyorsa sırt kelimesi kapsam bakımından "insanlarda vücudun boyundan bele kadar uzanan kısmı" anlamıyla; yok, boğaz sırtlarında güzel bir evi vardı cümlesinde yer alıyor ise "boğazdaki tepelerin üst bölümü" anlamıyla; yazıyı kitabın sırtına yazsınlar cümlesinde ise "ciltlenmiş kitapta dikişin bulunduğu bölüm" anlamıyla kullanılmıştır. kelimenin kapsamı da her söz içinde ifade ettiği anlam veya anlamlarla sınırlanır.

 

Contextual meaning : Bağlamsal anlam. Kapsam.

Contextual : İçeriksel. Bağlamsal. Sözün gelişine göre.

İngilizce Textuary Türkçe anlamı, Textuary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Textuary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roughness : Pürüz. Haşinlik. Seklik. Pürüzlülük. Hoyratlık. Şiddet. Sertlik. Dalgalılık. Engebe. Husunet.

Smoothness : Yüzey düzgünlüğü. Tatlılık. Yumuşaklık. Kayganlık. Düzgünlük. Akıcılık. Pürüzsüzlük. Düzlük.

Fine : Cezalandırmak. Ceza kesmek. Ceza. Para cezasına çarptırmak. Trafik cezası kesmek. Hoş. Para cezası. Ceza vermek. Zamanında geri getirilmeyen kitaplar için ödünç alanın ödemesi gereken ceza.

Lineament : Yüz hattı. Ayırt edici özellik. Çizgisellik.

Character : Tabiat. Verinin düzenlenmesi, denetlenmesi ya da gösterimi için kullanılan ve üzerinde uzlaşıma varılmış öğeler kümesinin bir üyesi. yazaçları, sayıları, noktalama imlerini ya da başka simgeleri belirten damgalar, genellikle, veri ortamları üzerinde fiziksel durumlar ya da bitişken çizgiciklerin birbirlerinden değişik birleşimleriyle biçimlenirler. Şan. Nitelik. Huy. Ira. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, sinema, televizyon, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlının morfolojik ve fizyolojik özelliklerinden her biri. Bireyin ayırıcı özelliklerinden oluşmuş dizgeli ve kalıplı kişisel bütünlüğü. Oymak.

 

Raggedness : Hırpanilik. Yırtık pırtık olma. Pütürlülük. Eski püskü olma.

Textual : Metne bağlı. Düzyazı gibi. Kelimesi kelimesine. Metne ait. Yazımsal. Yazısal.

Quality : Tını. Cins. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik. Nesnelerin sayıya vurulamayan ya da sözlü olarak dile getirilebilen özelliği. Sayısal olarak deyimlenemeyen ya da ölçülemeyen, ancak renk, koku, tad gibi görünümleriyle bilinerek tanınan özellik. Yetenek. Bünye. Özellik. Kaliteli. Mizaç.

Textuary synonyms : textuaries, textualist, tactile property, harsh, biblicist, feel, nap, coarse, biblicists.

Textuary zıt anlamlı kelimeler, Textuary kelime anlamı

Roughness : Seklik. Hoyratlık. Dalgalılık. Şiddet. Husunet. Engebe. Sertlik. Kabalık. Pürüz. Pürüzlülük.

Fine : Zamanında geri getirilmeyen kitaplar için ödünç alanın ödemesi gereken ceza. Ceza kesmek. Para cezası. Ceza. Trafik cezası kesmek. Ağır para cezası. İnce. İyi. Cezalandırmak.

Smoothness : Tatlılık. Düzlük. Yumuşaklık. Pürüzsüzlük. Yüzey düzgünlüğü. Kayganlık. Düzgünlük. Akıcılık.

Textuary antonyms : coarse, cardinal.

Textuary ingilizce tanımı, definition of Textuary

Textuary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who is well versed in the Scriptures. Contained in the text. A textman. Textual.