The bank union türkçesi The bank union nedir

  • Bankalar birliği.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bankacılığı geliştirmek, bankalararasında dayanışma sağlamak ve haksız rekabeti önlemek, yurtiçinde ve yurtdışında türk bankacılığını temsil etmek amacıyla 1958 yılında 7129 sayılı bankalar yasası’yla kurulan ve merkezi istanbul’da olan birlik.

The bank union ingilizcede ne demek, The bank union nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Bank : Para sürmek. Yığmak. Kara sahanlıklarında görülen, alanları ve biçimleriyle ayrımlı, derinlikleri genellikle 5-20 m. arasında değişen, balık bakımından zengin sığlıklara verilen ad. İşlevlerine göre merkez bankası, kalkınma ve yatırım bankası ve ticari banka; sermaye yapısına göre ise kamu bankası, özel banka ve yabancı banka biçiminde sınıflandırılan ve yasa veya izinle kurulabilen finansal aracı kurum. Parasal işlerini yapmak. Kümelenmek. Sıra. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Kıyı. Banka.

Union : Darülaceze. Bilezik (boru). Birlik. Vida yuvası. Bağlaşma. Dernek. Sendika. Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bir bağlantı parçası. Evlilik. İl, kent ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin, bir ya da birden çok sayıdaki görevlerini daha iyi yerine getirmek amacıyla, yasalar uyarınca kimi kaynak ve örgenlerini birleştirerek oluşturdukları örgüt. birliklerin de, kent yönetimleri gibi, başkanları, genel kurulları ve yönetim kurulları bulunur.

 

The banking system : Banka sistemi. Bir ülkenin kendine özel bankacılık sistemi. Bankaların ve bankacılığın yapısı. Bankacılık sistemi.

The banks association of turkey : Türkiye bankalar birliği. Serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde, bankacılık düzenleme ilke ve kuralları doğrultusunda bankaların hak ve çıkarlarını savunmak, bankacılık sisteminin büyümesi, sağlıklı olarak çalışması ve rekabet gücünün artırılması, rekabetçi bir ortamın yaratılması ve haksız rekabetin önlenmesi için gerekli kararları almak ve uygulanmasını sağlamak amacıyla 1958 yılında kurulan birlik.

Break the bank : El yakmak. Bütün parayı kazanmak. Kasayı batırmak. Keseye dokunmak. Bütün parsayı toplamak. Çok büyük para kazanmak. Bütün parayı toplamak (rulette). Çok pahalı olmak. Çok pahalıya mal-olmak. Parayı bulmak.

Investment of the banks : Bankaların, hisse senedi almak yoluyla yeni kurulan şirketlerde ya da mevcut şirketlerde ortak sıfatıyla yer alması. Banka iştirakleri.

Balance at the bank : Hesap bakiyesi. Banka hesap bakiyesi.

Safe as the bank of england : İngiltere bankası gibi veya kadar güvenli. Son derece sağlam. Yüzde yüz güvenli.

İngilizce The bank union Türkçe anlamı, The bank union eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak The bank union ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Banks union : Bankalar arasındaki dayanışmanın sağlanılması, yersiz girişim ve yarışımların önlenilmesi amacıyla kurulan tüzelkişi durumundaki birlik.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

The bank union synonyms : abolition of forced labour convention, a shift in demand, a change in demand, a shift in supply, a type mutual funds, ability to pay principle, abnormal budget expenditures.