The burden of proof lies with türkçesi The burden of proof lies with nedir

  • Bir taraf iddaalarını ispat etmek ve delilleri sunmaktan sorumludur.

The burden of proof lies with ingilizcede ne demek, The burden of proof lies with nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Burden : Sırtına yüklemek. Sıkıntı vermek. Ağır yük. Zorunluluk. Yüklenmek. Sorumluluk. Yük taşıma. Yüklemek. Sıkıntı çektirmek. Ağırlık.

Of : Li. -nın. Karşı. -den. -den övünerek bahsetmek. Hakkında. Yüzünden. Den. -nin. In.

Proof : Dayanıklı hale getirmek. İmtihan. Kanıtlama. Emin. Tümdengelimci bir dizgede bir sav ya da çıkarımın doğruluğunu belgeleyen öncüller ya da önsayıtlar. Dayanıklı. Senet. İspat. Sınama. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Lies : Mideye oturmak. Yalan söylemek. Yasal olmak. Kandırmak. Yatmak. Uzanmak.

Burden of proof : İspat mecburiyeti. Kanıtlama zorunluluğu. İspat yükümlülüğü. Mahkemede görülen bir davada bir tarafın belirli bir konuyu kanıtlama sorumluluğu. İspat külfeti. Beyyine külfeti. Kanıtlama zorunluğu. İspat zorunluluğu. İspat yükü. Kanıtlama yükü.

 

With : İle ilgili. -lı. İle beraber. İle. -e karşın. Beraber. Nedeniyle. Li. Canlı. Yanına.

The burden of adducing evidence : Yargılamada bir tarafın sorumluluğunda olan hukuki delil sunma görevi. Delil sunma yükümlülüğü.

Carried the burden : Ağırlığı taşıma. Sorumluluğu üzerine alma.

The burden of convincing : Kendi hikayelerinin doğru olduğunu ikna etmek konusunda bir davadaki bir taraf üzerindeki yükümlülük. İkna etme yükümlülüğü.