Carried the burden türkçesi Carried the burden nedir

  • Sorumluluğu üzerine alma.
  • Ağırlığı taşıma.

Carried the burden ingilizcede ne demek, Carried the burden nerede nasıl kullanılır?

Carried : Taşınmış. Taşımak. Nakletmek. Sevketmek. Getirmek. Elde etmek. (yapılan bir oylama sonucunda) kabul edildi veya edilmiştir!. Götürmek. Taşınan. Yayımlamak.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Burden : Sorumluluk. Sıkıntı çektirmek. Yük. Sıkıntı vermek. Yüklenmek. Sırtına yüklemek. Ağır yük. Yük taşıma. Yüklemek. Ağırlık.

The burden of adducing evidence : Yargılamada bir tarafın sorumluluğunda olan hukuki delil sunma görevi. Delil sunma yükümlülüğü.

The burden of convincing : İkna etme yükümlülüğü. Kendi hikayelerinin doğru olduğunu ikna etmek konusunda bir davadaki bir taraf üzerindeki yükümlülük.

The burden of proof lies with : Bir taraf iddaalarını ispat etmek ve delilleri sunmaktan sorumludur.

Take the burden off : Sorumluluğu bırakmak.