The talk of the town türkçesi The talk of the town nedir

  • Herkesin bildiği veya üzerinde konuştuğu.

The talk of the town ile ilgili cümleler

English: He was the talk of the town.
Turkish: O, şehrin dedikodusuydu.

English: Ali was the talk of the town.
Turkish: Ali şehrin dedikodusuydu.

English: Their romance was the talk of the town.
Turkish: Onların romantizmi kasaba hakkında konuşmaydı.

English: He is the talk of the town.
Turkish: O, kasabanın gündemindedir.

English: Mary was the talk of the town.
Turkish: Meryem herkesin dilindeydi.

The talk of the town ingilizcede ne demek, The talk of the town nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Talk : Görüşme. Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma. Söz etmek. Konuşmak. Söyleşi. Sohbet. Söylemek. Konuşma biçimi. Görüşmek. Sohbet etmek.

Of : Li. -li. Yüzünden. -in. Karşı. -den övünerek bahsetmek. -nın. İle ilgili. -nin. Nin.

Town : Çarşı. Megapol. Şehir. Şehir merkezi. Başta tecim, işleyim, yönetim ve eğitim olmak üzere çeşitli görevleri bir araya toplayan ve bu görevlerden daha egemen olanına göre yaşam biçimi ve çevresine etkileri bakımından ayrımlı büyük yerleşim özeği. İlçe. Metropol. Kent. Kasaba.

 

Be the talk of the town : Dillere düşmek. Herkesin dilinde olmak. Kasabanın diline düşmek. Ağızda sakız olmak.

Do you have a calendar with views of the town : .

Do you have a poster with views of the town : .

Office of the town governor : Kaymakamlık.

Do you have a t shirt with views of the town : .

Newer area of the town : Bir kentin büyüyüp çevresine doğru yayılmasıyla doğan ve her biri belli bir kentsel etkinlikle ilgiyi çeken yeni kesimlerine verilen ad. bk. eski kent. Yeni kent.