The thing türkçesi The thing nedir
- Doğru.
- Moda olan şey.
- Paragöz tip.
- Ne lazımsa o.
- Gereken.
The thing ile ilgili cümleler
English: Ali told Mary all the things John didn't do that he could have done.
Turkish: Ali Mary'ye John'un yapabileceği bütün şeyleri yapmadığını söyledi.
English: I warn you, the thing is pretty risky.
Turkish: Seni uyarıyorum, o şey oldukça riskli.
English: When the thing was sent into the post office, the goods were lost due to the mistake of the post office.
Turkish: Eşya postaneye gönderildiğinde, mallar postanenin hatasından dolayı kayboldu.
English: Ali can no longer do the things he used to be able to do.
Turkish: Ali yapabildiği şeyleri artık yapamıyor.
English: Nobody could explain how the thing was made.
Turkish: Kimse eşyanın nasıl yapıldığını açıklayamadı.
The thing ingilizcede ne demek, The thing nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Thing : Canlı. Kişi. Mevcudiyet. Yaratık. İhtiyaç. Kimse. Eşya. Giysi. Şey. Nesne.
The thing is : Demek istediğim. Durum şu ki. Konu şu ki. Mesele şu ki.
Quite the thing : Tamamen doğru.
The 1967 borders : 1967 sınırları. Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).
The 2004 tsunami : Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi.
The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.
İngilizce The thing Türkçe anlamı, The thing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The thing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Attics : Çatı odası. Tavanarası. Atinalılarla ilgili. Çatıarası oda. Tavan arası. Atika ile ilgili. Sade. Çatı katı. İnce.
Due : Beklenen. Hak ettiği şey. İstihkak. Resim. Sona erme. Alacak. Hak. Zamanı gelmiş. Hak vergi.
Necessity : Tümdengelimci bilimlerde öncüllerden çıkarım yoluyla türetilmiş sonuçların öncüllerle bağdaşması ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıksal kaçınılmazlığı. Gereksinim. Gereklik. Zorluk. Gerek. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. İktiza. Zaruret. Lüzum.
Around : Öteye beriye. Buralarda. Etrafına. Her yanına. Arkaya. Aşağı yukarı. Yaklaşık. Sularında. Geriye. Yakınlarda.
Huckstering : Seyyar satıcılık yapmak. İşportacılık yapma. Reklamcı (küçümseme belirtir). İşportacılık yapmak. Başlıca amacı para kazanmak olan kimse. Seyyar satıcılık yapma. Madrabaz. Tüccar. Ayak satıcısı.
Aboveboard : Vicdanla. Açık. Dürüst. Dürüst bir şekilde. Sadece. Adil. Apaçık. Yasal. Hilesiz.
Hireling : Yanaşma. Uşak. Para ile tutulmuş adam. Ücretli adam.
Huckster : Güvenilmez satıcı. Başlıca amacı para kazanmak olan kimse. Reklamcı (küçümseme belirtir). İşportacılık yapmak. Reklamcı. Ayak satıcısı. Seyyar satıcılık yapmak. Tüccar. Boşboşçu.
Necessities : Gereklilik. Gerek. Lüzum. Zorunluluklar. Zorunlu gereksinim maddeleri. Levazım. İhtiyaç. Zorunluluk. Kaçınılmazlık.
Needed : İstenen. İhtiyaç duyulan. Gerek. Lazım.
The thing synonyms : huckstered, as well, according to hoyle, above board, according to cocker, aright, attic, required, wherewithal, necessary, authentics, becomings, becoming, hirelings, advisable, accurate, authentic, cheese, hucksters.

Bu kısımda The thing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The thing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The thing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The thing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.