Threw up türkçesi Threw up nedir

  • İstiğfar eden.
  • Çıkaran.
  • Kusan.

Threw up ile ilgili cümleler

English: I threw up my food.
Turkish: Yiyeceğimi kustum.

English: I threw up.
Turkish: Ben kustum.

English: I threw up three times.
Turkish: Ben üç defa kustum.

English: Two girls threw up on the bus in two days.
Turkish: İki gün içinde iki kız otobüste kustu.

English: Each passing car threw up a cloud of dust.
Turkish: Her geçen araba bir toz bulutu kaldırdı.

Threw up ingilizcede ne demek, Threw up nerede nasıl kullanılır?

Threw : Yavrulamak. Düşürmek. Bükmek (ip). Fırlatmak. Atmak. Vermek (parti vb.).

Threw a fit : Afallamış. Ağzı açık kalmış. Hayrete düşmüş. Şaşırmış.

Threw a hand grenade : El bombası fırlatmış. Küçük bir patlayıcı madde atan.

Threw away : Uzağa atılmış. Uzağa fırlatmış.

Threw away his money : Parasını boşa harcayan. Paralarını saçan. Parasını saçıp savuran. Parasını israf eden.

İngilizce Threw up Türkçe anlamı, Threw up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Threw up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Evolvers : Gelişen. Açan. Yayan. Geliştiren.

Secreting : Yayan. Salgılayan. Sızdıran. Gizleme.

Vomiters : Kusan kimse. Kusmakta olan kimse. Kusucu.

 

Exhalant : İçeriden dışarıya taşıma. Nefes alıp veren. Yayan. Oh çeken. Buhar çıkartan. Ekshalant. Nefes veren. İçerden dışarıya taşıma.

Vomiter : Kusmakta olan kimse. Kusucu. Kusan kimse.

Mongers : Satıcı. Perakendeci tüccar. Yapıcı. İşportacı. Yapan. Tablacı. Esnaf. Seyyar satıcı. Tüccar.

Provocative : Kızdırıcı. Provokatif. Çekici. Cazip. Tahrik edici. Kışkırtıcı. Uyandıran. Neden olan. Provakatif.

Expulsive : İhraç edici. Defedici. Kovan. Ekspulsif.

Evolver : Geliştiren. Açan. Gelişen. Yayan.

Thrown up : Kusarak çıkarmak. Kusmak. Kaldırıvermek (penceye vb). Durdurmak. Vazgeçmek. Aceleyle inşa etmek. İstifra etmek. Yetiştirmek.

Threw up synonyms : issuing, emissive, extrusive, removing, provoking.