Tightener türkçesi Tightener nedir

Tightener ingilizcede ne demek, Tightener nerede nasıl kullanılır?

Belt tightener : Kemer gergisi. Kayış gerici. Kayış gericisi. Kayış gergisi.

Chain tightener : Zincir gerdirici. Zincir gerici.

Tighteners : Sıkıcı. Gerdirici. Gerdiren kimse veya şey. Sıkıştırıcı. Sıkan kimse veya şey.

Tightened : Kasılmak. Sıkışmak. Kasmak. Sertleşmek. Sıkıştırmak. Kısmak. Sıkmak. Ciddileşmek. Germek.

Tightened the belt : Kemer sıkan. Küçük bir parça ile yapan. Kemer sıkmış. Harcamaları azaltan. Zala yetinen.

Tightening screw : Sıkıştırma vidası.

Be tightened : Gerilmek.

Tighten the purse strings : Kemerleri sıkmak. Masrafları kısmak.

Tighten shot : Yönetmenin, alıcı yönetmenine, alıcının yerini değiştirmeksizin daha dar açılı mercek kullanması için verdiği komut; genellikle optik kaydırma yoluyla sağlanır. Darlaştır. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Tighten up : Germek. Sertleşmek. Sıkıştırmak. Ciddileşmek.

İngilizce Tightener Türkçe anlamı, Tightener eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tightener ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bald : Süssüz. Yüzsüz. Tüysüz. Dazlak. Kabak kafalı. Küstah. Kabak. Besbelli. Dazlak (argo terim). Sade.

 

Squeeze : Sızdırmak. Ezilmek. Baskı yapmak. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sıkma. Sıkıştırmak. Ezmek. Tıkıştırmak. Sığmak. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi.

Contract : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kasmak. (hastalığa) yakalanmak. Kontrat. Sözleşme. Mukavele. Daralmak. Bir oyuncunun tiyatro yönetimiyle yaptığı yazılı anlaşma. Daraltmak. Ölçüsünü küçültmek.

Compact : Küçük. Sıkılaştırmak. Sıkıca paketlenmiş. Kısa. Sıkı. Kısa ve etkili (anlatım). Anlaşma. Sık. Pudra kutusu. Küçük otomobil.

Screw : Geçirmek. Burmaç. Vida. Burulmak. Vidalamak. Sıkışmak. Aldatmak. Burmak. Üzeri burma biçiminde yivli ufak çivi. Dönmek.

Modify : Nitelemek. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Hafifletmek. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Tamlamak. Azaltmak. Biraz değiştirmek. Değişmek. Üzerinde değişiklik yapmak. Değişiklik yapmak.

Boring : Sondaj. Delik. Tuzsuz. Can sıkıcı. Boğucu. Bıktıran. Usandırıcı. Bıktırıcı. Bayıcı.

Wind : Dolanmak. Kıvırmak. Çevirmek. Döndürmek. Soluğunu kesmek. Dolamak. Hava cıva. Açmak (yol). Midede gaz. Dolaşmak.

Astringent : Haşin. Astrenjan. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Şiddetli. Kanı durduran. Sert. Sindirim kanalı yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde mukozayı büzüştürmek amacıyla kullanılan tanen vb. maddeler. Damarları büzen ilaç. Büzücü.

 

Tauten : Kasmak. Gerdirmek. Gerginleştirmek. Gerilmek. Germek. Pekiştirmek.

Tightener synonyms : frap, cheerless, arid, balder, tamper, press, wind up, as dull as ditch water, strain, change, fasten, blander, bland, tense, narrow, bovine, constringe, compactor, tighteners, firm, burdensome, alter, tampers, compressive, constrict, blocker, bothersome, blockish, baldest, boeotian, tensor, compressor, compress.

Tightener zıt anlamlı kelimeler, Tightener kelime anlamı

Unscrew : Vidasını sökmek. Vidayı gevşetmek. Vidalarını sökmek. Çevirerek açmak. Vidayı sökmek. Vidasını çıkarmak. Laçka etmek. Vidaları çıkmak. Vidalarını çıkarmak. Gevşetmek.

Stay : Kalış. Germek. Sabitlemek. Alıkoymak. ...olarak kalmak. Kalma süresi. Dayanmak. Kalma. Geciktirmek. Bastırmak (açlığı).

Tightener ingilizce tanımı, definition of Tightener

Tightener kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Specifically (Mach.), a tightening pulley. That which tightens.