Tima nedir, Tima ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Küçük köpek yavrusu.

Tima anlamı, kısaca tanımı

Hizmet timarı : Sınır boylarındaki kimi camilerin imam ve hatiplerine, ayrıca saray hademe ve müteferrikalarına verilen timar

Malikane timarı : Osmanlılarda yalnız Anadolu eyaletinde bulunan, savaşa kendisi gitmeyip cebeli gönderen, buna karşılık yıllık gelirinden belli bir oranı devletçe alınan bir tür timar.

Sepet timarı : Sahibinin, yerine bir kalıtçı bırakmadan ölmesi sonucu boşalan timar.

Tersane timar sahipleri : Kaptanpaşa sancağındaki timar sahipleri.

Timal : Sarı yuvarlak meyveli yabani bir erik.

Timalya kuşugiller : Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, öz ötücüler (Oscines) üst familyasından, gagaları kuvvetli ve çengelli, kanatları yuvarlak, tüyleri yumuşak, böcek, meyve ve benzerleri yiyen, Asya ve Afrika'da yaşayan türleri olan bir familya.

Timalyakuşugiller : (Timellidae, Endonezyaca: timalia=bir kuş adı) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öz-ötücüler (Oscines) üst-familyasına giren bir familyası. Gagaları kuvvetli ve çengellidir. Kanatları yuvarlak olur. Tüyleri yumuşaktır. Böcek, meyve v.b. yerler. Güney ve Doğu Asyada ve Tropik Afrikada yaşarlar. Japon bülbülü (Liothrix lutea) iyi bilinen türüdür.

 

Timar : 1.Ağaç bakımı (budama, belleme vb.). 2.Hayvan bakımı. Bölge. Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda, yıllık geliri 3.000-20.000 akçe tutan toprak dirliği. Vaktiyle, sipahi denilen asker sınıfına verilen beylik arazi. Erzurum ili, Pasinler belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Van ilinde, Gevaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Timar defterdarı : Her eyalette, kendi bölgelerinin toprak yazımı defterine göre, timarlarla ilgili her türlü mali işlemleri yürütmekle yükümlü görevli.

Timar eri : Kendisine timar verilmiş olan kimse.

Timar etmek : Ağaçları budamak, kesmek. Yarayı iyileştirmek. Budamak.

Timar parçalama : Ardında ata binecek ve kılıç kullanacak çocuk bırakmadan ölen timar sahibi bir kimsenin timarını bölerek uygun kişilere dağıtma işi.

Timarlu : Osmanlı döneminde Akkerman bölgesinde kullanılmış olan bir para.

Köpek : Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris): “Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış.” -A. Ş. Hisar. Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü. [Bakınız: evcil köpek]. Köpekgiller familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı üç yüzden fazla evcil ırkı olan hem etçil hem de otçul olan hayvan. (Canis familiaris) Etçiller (Carnivora) takımının köpekgiller (Canidae) familyasından bir memeli türü. Soyu bugün bilinmeyen yaban türlerden evcilleştirilmiştir. En anlaklı hayvanlardan biridir. 94 ırkı vardır. İyi koku alır. Buldok (Canis familiaris molossus hibernicus), tazı (C. familiaris grajus hibernicus), senbernar (C. familiaris extrarius st. bernardi) bunların en iyi bilinenridir.

 

Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Diğer dillerde Tilsit peyniri anlamı nedir?

İngilizce'de Tilsit peyniri ne demek ? : tilsit cheese