Time out türkçesi Time out nedir

  • Mola.
  • Üçüncü dönemle dördüncü dönem arasındaki dinlenme süresine verilen ad.
  • Oyun dışı zaman.
  • Oyunda kısa ara.
  • Masa tenisi, basketbol, voleybol alanlarında kullanılır.
  • Takımın isteğiyle hakemin verdiği dinleme süresi.
  • Birinin çıkış veya gidiş veya ayrılış saatini kaydetmek.
  • Ara.
  • Takımların oyun arasında aldıkları birer dakikalık dinlenme ve yönelge alma süresi. bir takım bütün bir oyun süresince ancak dört ara alabilir. bu ara dakikaları oyun süresinin dışında kalır.
  • Zaman dışı.
  • Taym aut.
  • Zaman aşımı.

Time out ile ilgili cümleler

English: You should spend more time outside and less time inside.
Turkish: Dışarıda daha fazla zaman ve içeride daha az zaman harcamalısın.

Time out ingilizcede ne demek, Time out nerede nasıl kullanılır?

Time : Süre tutmak. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Saat tutmak. Önel. Vakit. Defa. Zamanlama yapmak. -in zamanını ölçmek. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır.

Out : Dışarı atmak. Meydana çıkmak. Nakavt etmek. Yanmak. Ortaya çıkmak. Çıkış. Kovmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı. Çıkarmak.

Time out of mind : Eskiden beri. Oldum olası. Öteden beri.

Charged time out : Hakem ya da bir çalıştırıcı tarafından ara almak için yapılan işarettir. yere koşut olan sağ elin parmakları altına sol el işaret parmağının dikey olarak konulmasıyla gösterilir. Ara işareti.

 

Real time output : Bir veri işlem dizgesince, dış koşulların belirlediği anlarda ya da zaman aralıklarında dizgeden dışarıya gönderilen çıkış verisi. Gerçek zaman çıktısı. Gerçek zamanlı çıkış.

Time after time : Çoğu kez. Tekrar tekrar. Defalarca. Kırk kez. Sık sık. Birçok kere. Birbiri ardınca. Art arda.

İngilizce Time out Türkçe anlamı, Time out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Time out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breaks : Fırlamak. Kesmek. Çözmek. Kırmak. Molalar. Bozdurmak. Yakın dövüşü bırakmak. Yenmek. Parçalanmak.

Comma : Binlik ayracı. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Virgül. İki nota arasındaki yarım sesten küçük ses aralığı. Koma.

Dec : Onluk. Aralık.

Abscission : Kesme. Ani son. Kesilme. Fasıla. Absisyon. Yaprak ve meyve dökülmesi.

Chasm : Kanyon. Derin yarık. Yarılarak açılmış yer. Toprakta veya kayalarda oluşmuş derin ve geniş çatlaklar. Yarık (derin). Dar boğaz. Boşluk. Uçurum. Duygusal farklılık. Büyük ayrılık.

Lapse of time : Müruru zaman. Zamanaşımı. Sürenin geçmesi. Müddetin hitamı. Hak düşüm süresi. Hak düşürücü süre. Zaman dilimi. Süre.

Prescriptions : Zaman aşımı ile kazanılan hak. Yönerge. Emir. Reçete. İlaç yazma.

Negative prescription : Müruru zaman. Zamanaşımı.

Placental moles : Yavru zarı molaları.

Layovers : Konaklama. Bekleme (uçak otobüs gemi veya trenle yolculuk ederken bir yerde). Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi. Durma. Kaplama. Aktarma. Duraklama.

 

Time out synonyms : baiting, cessation, bait, break, chasms, cessations, cast off, abscissions, intermission, intermissions, breather, breathing space, layover, discontinuance, discontinuances, pause, mole, timeout, discontinuation, baitings, breathers, prescription, timeouts.