Tinkles türkçesi Tinkles nedir

Tinkles ingilizcede ne demek, Tinkles nerede nasıl kullanılır?

Give a tinkle : Telefon etmek.

Give somebody a tinkle : Telefon etmek.

Have a tinkle : Çiş yapmak. Tuvalete gitmek.

Make tinkle : Tıngırdatmak.

Tinkle : İşeme. Tıngırdamak. Çınlamak. Tınlamak. Çıngırtı. Çıngırdatmak. Su dökme. Çıngırdamak. Çınlama. Çınlatmak.

Tinkled : Çınlama. Çın çın ötmek. Çıngırdatmak. Çıngırtı. Tıngırdamak. Çınlamak. Tınlamak. Çıngırdamak. Çınlatmak.

Tinklings : Tınlama. Çınlayan. Tıngırtı.

Tinker : Tamirci. Üstünkörü tamir etmek. Lehimci. Oynamak. Bir şeyi düzeltmeye çalışmak. Tamir etmek. Kurcalamak. Denemeler yaparak bir sonuca varmaya çalışmak. Bir şeyi tamir etmeye çalışmak (tamirci olmayan biri). Tamirci (kötü).

Tinkling sound : Özellikle perikarditis travmatikada dinleme sırasında veya karın boşluğunda sıvı bulunduğunda karnın alt 1/3’ünde yapılan sallama-öskültasyonunda alınan ses. içi yarıya kadar dolu testinin sallanmasında çıkan ses veya yayık sesine benzer ses. Çalkantı sesi.

Tinkler : Çın etmek. Tink etmek.

İngilizce Tinkles Türkçe anlamı, Tinkles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tinkles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Clank : Şıkırdamak. Şıngırdamak. Şıkırdatmak. Zangırdamak. Şakırdamak. Madeni ses çıkarmak. Şakırtı. Madeni ses. Tangırdamak.

Clings : Yapışmak. Sıkıca sarılmak. Bağlı olmak (hatıra vb'ne). Tırmanmak. Bağlanmak. Sarılmak. Bırakmamak. Sadık kalmak. Tutunmak.

Clanked : Şıngırdamak. Şıkırdamak. Tangırdamak. Şıkırdatmak. Şakırdamak. Madeni ses çıkarmak. Madeni ses. Şakırdatmak. Zangırdamak.

Dings : Tekrar tekrar söylemek. Tınlatmak.

Cling : Bırakmamak. Tırmanmak. Sıkıca sarılmak. Sıkı sıkı tutmak. Sımsıkı tutmak. Bağlanmak. Yapışmak. Bağlı olmak (hatıra vb'ne). Tutunmak.

Jingled : Şakırdatmak. Şıngırdamak. Şakırdamak. Tıngırdatmak. Şıkırdatmak. Şıngırdatmak. Çalmak. Şıkırdamak.

Clangor : Şıkırdatmak. Tınlama. Gürültü. Şıkırdamak. Madeni ses çıkarmak. Madeni ses. Şakırtı.

Itch : İstek. Kaşınmak. Kaşıntı. Can atma. Deriyle ilgili bozukluklarda ve özellikle alerjik yangılarda, paraziter enfestasyonlarda görülen klinik belirti, pruritis. uyuz. Uyuz böceklerinden ileri gelen ve kaşıntılı, kabuklu çıbancıkların ortaya çıkmasıyle tanınan deri hastalığı. Şiddetli arzu. Uyuz sayrılığı. Çok istemek.

Buzz : Uğultu. Vızıldamak. Uğuldamak. Fısıldamak. Sinyal ile çağırmak. Seslendirmede filmdeki taneciklerden ileri gelen gürültü. sinema/tv. okumada, yükselteçten ileri gelen gürültü. elektrik devresindeki yinelenimin seslendirme araçlarındaki gürültüsü. tv. televizyonda, elektriksel imin görüntüde çizgi olarak beliren etkisi. Telefon ederek çağırmak. Konuşmak. Vızlamak. Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması ile oluşan gürültü.

 

Clangour : Şıkırdamak. Gürültü. Şıkırdatmak. Madeni ses. Şakırtı. Tınlama. Madeni ses çıkarmak.

Tinkles synonyms : echo through, resonates, peal, jingle, dinged, din, dinning, buzzed, clangoring, ring, clangours, resounded, clinks, clangoured, rang, resonance, clanks, tingler, jangles, clanging, resounding, resonate, rattled, jangled, prickle, sound, clangored, dinging, tinkle, resound, resounds, clink, brattle.

Tinkles zıt anlamlı kelimeler, Tinkles kelime anlamı

Idle : Tembel. Avare. Başıboş. Oyalanmak. İşsiz güçsüz. Boşta çalışmak. Boş. Boşa harcamak. Çalışmayan. Boşa geçen.