Tiresome türkçesi Tiresome nedir

Tiresome ile ilgili cümleler

English: I told you that this would become tiresome.
Turkish: Bunun yorucu olacağını sana söyledim.

English: At first the job looked good to Tom, but later it became tiresome.
Turkish: Önceleri iş, Tom'a iyi göründü fakat daha sonra iş yorucu oldu.

English: This is getting tiresome.
Turkish: Bu yorucu oluyor.

English: Your friend is tiresome.
Turkish: Arkadaşın can sıkıcı.

Tiresome ingilizcede ne demek, Tiresome nerede nasıl kullanılır?

Tiresomely : Son derece kızgın ve can sıkıcı bir şekilde. Yorucu bıktırıcı bir şekilde. Yorucu bir biçimde. Sinirlendirici bir şekilde. Monoton bir şekilde. Bıktırıcı bir şekilde. Zahmetli bir şekilde.

Tiresomeness : Bıkkınlık. Tükenmişlik. Bezginlik. Yorgunluk. Can sıkıntısı.

Antiresonance : Antirezonans.

Antiresonance frequency : Antirezonans frekansı.

Antiresonant circuit : Antirezonant devre.

Entires : Tam. Hepsi. Tüm. Yekpare. Tamam. Bütünlüklü. Katışıksız. Bütün.

Attires : Kıyafet. Süs. Donatmak. Giyinip kuşanmak. Giydirmek. Kılık. Kisve. Giyim. Giysi. Giyinmek.

Satires : Hiciv. Yerme. Taşlama. Yergi. Satir.

Tire bead : Lastik damağı. Lastiğin janta oturma yüzeyi. Dışlastiğin çember üzerindeki yuvaya binen iç kenarları. Lastik ökçesi.

 

Tires : Yorulmak. Usanmak. Lastik takmak. Dekore etmek. Bıkmak. Bıktırmak. Yormak. Süslemek. Tekerlekler. Lastikler.

İngilizce Tiresome Türkçe anlamı, Tiresome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tiresome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bald : Kabak. Yapraksız. Dazlak (argo terim). Yalın. Süssüz. Küstah. Kılsız. Saçsız. Tüysüz.

Depressive : Yılgın. Kasvetli. Bunaltıcı. Depresif.

Disagreeable : Nahoş. Huysuz. Uygun olmayan. Aksi. Ters. Rahatsız edici. Hoş olmayan. Tatsız. Kavgacı. Hoşa gitmeyen.

Drudging : Ağır. Monoton. Zahmetli.

Pushing : Becerikli. Girgin. Sıkılmaz. İten. Girişken. Küstah. İtici. Kol ya da öteki vücut bölümlerini gerici kas gücü ile çalıştırarak bir direnci uzaklaştırma. Yüzsüz. İtiş.

Pushful : Atak. Girişken. Becerikli. Pişkin. Yüzsüz.

Brazen faced : (surat) mahkeme duvarı. Arsız. Yüzsüz. Pişkin. Yırtık.

Blander : Yavan. Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek). İnce. Tatsız. Fazla tatlı olmayan. Yumuşakbaşlı. Şahsiyetsiz. Uysal. Yumuşak.

Uninteresting : Cansız. İlgi çekmeyen. İlginç olmayan. Yavan. Çekici olmayan. Meraksız.

Irksome : Sinir. Usandırıcı. Kıl.

Tiresome synonyms : ho hum, exacting, stodgiest, bothersome, itchier, depressives, boring, chippies, cheerless, dree, as dull as ditch water, gruelings, prosy, blocker, fulsome, exhaustive, prosier, itchy, fatiguing, chippy, bovine, grueling, gripiest, arid, importunate, annoying, stodgier, burdensome, boeotian, slow, intrusive, effortful, itchiest.

Tiresome zıt anlamlı kelimeler, Tiresome kelime anlamı

Interesting : İlgi çekici. İlginç. Enteresan. İlgilenme. Meraklı. Tip.

Tiresome ingilizce tanımı, definition of Tiresome

Tiresome kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fitted or tending to tire. As, a tiresome journey. Exhausted. A tiresome discourse. Wearisome. Tedious. Fatiguing.