Toady türkçesi Toady nedir

Toady ile ilgili cümleler

English: Aristotle was toadying up to the Macedonian monarchy.
Turkish: Aristo Makedon monarşisine dalkavukluk ediyordu.

Toady ingilizcede ne demek, Toady nerede nasıl kullanılır?

Toadying : Dalkavukluk etmek. Yağ çekmek. Kuyruk sallayıcı. Yağcı. Yalaka. Yaltakçı. Yalakalık etmek. Şakşakçı. Yaltaklanmak. Dalkavuk.

Toadyish : Yaltaklanan. Yalakalık yapan. Dalkavuk.

Toadyism : Dalkavukluk. Yağcılık.

Toadyisms : Dalkavukluk.

Toad in the hole : Hamur içinde pişirilmiş et.

American green toad : Amerika yeşil kurbağası.

Ghost toad : Ek yükleme. Karşı dirençli karartıcılarda, karartıcının yükü genellikle gücünden az olduğundan, sıfıra indirmek ya da tam parlaklık sağlamak için ışıldak dışında ışıtaç ekleme.

Horned toad : Kertenkele. Üstü boynuz gibi kertenkele.

Spadefoot toad : Kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, çamursal kurbağagiller (pelobatidae) familyasından, 6 cm kadar uzunlukta, çamurlara gömülü olarak yaşayan bir tür. Sarımsak kurbağası.

Clawed toad : Kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, petekli kurbağagiller (pipidae) familyasından, tırnakları pençe biçiminde, afrika'da yaşayan, yumurtaları büyük olduğu için gelişme biyolojisi ve gen araştırmalarında kullanılan bir tür. Pençe tırnaklı kurbağa.

 

İngilizce Toady Türkçe anlamı, Toady eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Toady ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Court : Yargılık. Mahkeme. Alantopu oyununun oynandığı, boyu 23,77 m. eni tek oyunu için 8,23 m., çift oyunu için 10,97 m. olan dikdörtgen biçimindeki yer. Aranmak. Temel yargılık. Riskine girmek. Gözüne girmeye çalışmak. Kort. Oturum. Davet etmek.

Kotow : Secde. Secde etmek. El pençe divan durmak.

Brownnoser : Çanak yalayıcı. Dalkavukluk yaparak ve aşırı derecede kibar davranışlar sergileyerek kazanç veya çıkar elde etmeye çalışan kimse. Yağdanlık. Yaltakçı (argo terim).

Blarney : Yağcılık. Yaltaklanma. Övme. Dalkavukluk. Piyaz. Pohpohlama. Yağ. Dil dökme.

Adulating : Pohpohlamak.

Kowtowers : Yaltakçı kimse. Dalkavuk kimse. Yağcı kimse.

Obsequious : Yaltaklanan. İtaatkar. Yalakalık yapan. Dalkavukluk eden. Aşırı saygılı. Boyun eğen. Yaltak.

Crawl : Karıncalanmak. Kaynıyor olmak. Emeklemek. Yavaş ilerlemek. Yağ yapmak. (böcekle) dolu olmak. Dolu olmak. Böcek istila etmek.

Bootlicked : Çanak yalamak.

Toady synonyms : court favor, court favour, goody goody, curry favour, fawn on, cajolers, blarneys, flatterer, fawner, bootlickers, curry favor, brown nose, greaser, laudators, adulator, bootlicking, grovelers, bumsucker, blarneying, toadied, butteries, truckler, coaxers, flatter, blarneyed, bootlicker, ass kisser, cheekier, clapper, creeper, blandished, truckle, creeps.

 

Toady zıt anlamlı kelimeler, Toady kelime anlamı

Disparage : Aşağı görmek. Aleyhinde konuşmak. Küçümsemek. Kötülemek. Kötümsemek. Adamdan saymamak. Küçük görmek. Batırmak. Hor görmek. Küçük düşürmek.

Toady ingilizce tanımı, definition of Toady

Toady kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A toadeater. A mean flatterer. To fawn upon with mean sycophancy. A sycophant.