Toilet table türkçesi Toilet table nedir

Toilet table ingilizcede ne demek, Toilet table nerede nasıl kullanılır?

Toilet : Tuvalet. Süslenme. Çekidüzen. Yıkanıp giyinip taranma işi. Ayakyolu. Giyim kuşam. Makyaj. Giyinme. Kabine. Klozet.

Table : Listeye geçirmek. Sunmak. Keste. Yemek. Gözlemleri incelenen değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtarak döküme sokan dağılım alanı. Tartışmaya sunmak. Sofra. Göstermek. Görüşmeyi veya tartışmayı ileri bir tarihe bırakmak (bir tasarı veya mesele hakkındaki). Üzerinde masatopu oynamağa yarayan, uzunluğu 274 cm., genişliği 152,5 cm., yerden yüksekliği 76 cm. olan, üstü koyu donuk boyalı, kenarlarına oyun alanını belirten 2 cm. kalınlığında beyaz çizgiler çekilmiş masa.

Toilet articles : Tuvalet maddeleri. Temizlik için kullanılan maddeler. Helalarda kullanılan özel maddeler.

Toilet attendants : Temizlik işçileri. Tiyatro yapısının temizliğinden sorumlu işçiler.

Toilet bag : Makyaj çantası.

Toilet bowl : Tuvalet leğeni. Alafranga hela taşı. Klozet.

İngilizce Toilet table Türkçe anlamı, Toilet table eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Toilet table ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lowboys : Küçük çekmeceli dolap. Alçak konsol.

 

Vanities : Gösteriş. Kurum. Kendi görünüşünü çok beğenme. Caka. Gurur. Fodulluk. Boşunalık. Aşırı gurur. Kibir. Boş şey.

Vanity : Caka. Boş şey. Değersizlik. Hava. Boşunalık. Kendi görünüşünü çok beğenme. Gösteriş. Kendini beğenmişlik. Gurur. İşe yaramazlık.

Dressing table : Apre masası. Apremasası.

Lowboy : Küçük çekmeceli dolap. Alçak konsol.

Dresser : Tabak dolabı. Alıştırıcı. Şifoniyer. Konsol. Giydiri. Tabaklık. Dekoratör. Ameliyat pansumancısı. Büfe.

Dressers : Dekoratör. Büfe. Giyimine özen gösteren kimse. Tabaklık. Tabak dolabı. Ameliyat pansumancısı. Taş yonucu. Şifonyer.