Vanity türkçesi Vanity nedir

  • Kibirlilik.
  • Kendini beğenmişlik.
  • Gurur.
  • Caka.
  • Makyaj masası.
  • İşe yaramazlık.
  • Azamet.
  • Boş şey.
  • Aşırı gurur.
  • Kibir.
  • Fodulluk.
  • Hava.
  • Gösteriş.
  • Boşunalık.
  • Değersizlik.
  • Kurum.
  • Kendi görünüşünü çok beğenme.
  • Beyhudelik.

Vanity ile ilgili cümleler

English: I can't find my vanity case.
Turkish: Makyaj çantamı bulamıyorum.

English: We've flattered the director's vanity.
Turkish: Biz yöneticinin kibrini pohpohladık.

English: She's always looking at herself in the mirror - What vanity.
Turkish: Her zaman aynaya bakar. Ne heves!

English: Laughter is the only cure against vanity, and vanity is the only laughable fault.
Turkish: Kahkaha kibire karşı tek tedavidir ve kibir gülünebilir tek hatadır.

English: Her vanity knows no bounds.
Turkish: Onun kibrinin sınırı yok.

Vanity ingilizcede ne demek, Vanity nerede nasıl kullanılır?

Vanity bag : Makyaj çantası.

Vanity case : Kadınların küçük el çantası. Makyaj çantası.

Vanity fair : Sosyete hayatı yaşayan kimse. Özellikle büyük şehirlerdeki kaymak tabakada görülen uçarı yaşam biçimi. Yüksek zümre. Sosyetik yaşam. Moda dünyası.

Vanity mirror : Tuvalet aynası. Makyaj aynası.

Vanity of vanities : Mantıksız. Abeslerin abesi. Hepsi abes. Saçmalık. Saçma.

Vanillas : Sıkıcı. Vanilya. Vanilyalı. Geleneksel. Sıradan. Özelliksiz.

 

Sylvanite : Silvanit.

All is vanity : Her şey boştur. Her şey gösteriş.

Vanities : Beyhudelik. Kibir. Kendini beğenmişlik. Fodulluk. Boşunalık. Hava. Gösteriş. Gurur. Kendi görünüşünü çok beğenme. Caka.

Vanilla extract : Vanilya özü. Vanilya esansı. Vanilya bitkisinden elde edilen ve yemeklerde kullanılan bir sıvı.

İngilizce Vanity Türkçe anlamı, Vanity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vanity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aromas : Koku (kuvvetli ve hoş). Ortam. Aroma. Güzel koku. Itır. Koku. Hoş koku. Rayiha. Aroma (güzel) koku.

Disdain : Aşağılamak. Saygısızlık. Hafife almak. Küçük görmek. Küçük görme. Hor görmek. Tepeden bakma. Küçümseme. Horgörmek. Tepeden bakmak.

Atmospheres : Çevre. Ortam. Basınç birimi. Atmosfer.

Gimmickry : Fiyaka. Şatafat.

Cockiness : Kendinden emin olma. Kendine aşırı güvenme. Ukalalık.

Insignificance cancy : Manasızlık. Önemsizlik.

Showing off : Fiyaka. Racon.

Appearance : Şemail. Kılık. Görünme. Kılık kıyafet. Belirme. Göze görünme. Ortaya çıkma. Dışyüz. Dış görünüş.

Bravado : Budalaca cesaret. Cüret. Kurusıkı atma. Meydan okuma. Cesaret gösterisi. Kabadayılık.

Blazoning : İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Parlatmak. Teşhir etmek. Arma. Ongun. Donatmak (göze çarpan bir şeyle). Arma çizmek. Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Uygun bir dille söylemek.

Vanity synonyms : grandioseness, ambiance, dressing table, grandness, aura, snippiness, aroma, priggishness, ostentation, idlesse, concetto, assn, complacence, megalomania, contempts, crappiness, conceits, vanities, corporations, drossiness, disdainfulness, colly, affectation, contempt, blazon, swanks, dresser, air, hoitytoity, conceitedness, lordliness, pitiableness, excessive self confidence.

 

Vanity zıt anlamlı kelimeler, Vanity kelime anlamı

Humility : Mahviyet. Alçakgönüllülük. Alçak gönüllülük. Tevazu.

Worth : Kıymeti pek az. Bedel. Eder. Değerli şey. Değer. Değerli. Kıymet. Servet. Çap. Kadir.

Vanity ingilizce tanımı, definition of Vanity

Vanity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being vain. Unrealness. Unsubstantialness. Emptiness. Falsity. Want of substance to satisfy desire.