Disdain türkçesi Disdain nedir

Disdain ile ilgili cümleler

English: The soldier disdained shooting an unarmed enemy.
Turkish: Asker silahsız bir düşmana ateş etmeyi reddetti.

Disdain ingilizcede ne demek, Disdain nerede nasıl kullanılır?

Disdained : Aşağılamak. Küçümseme. Küçük görmek. Küçümsemek. Horgörmek. Reddetmek. Hafife almak. Tenezzül etmemek. Hor görmek. İğrenmek.

Disdainful : Tepeden bakan. Tenezzül etmeyen. Kibirli. Küçümseyen. Hafife alan. Mağrur.

Disdainfully : Küçümseyerek. Tepeden bakarak. Hor görerek.

Disdainfulness : Küçümseme. Hor görme. Mağrurluk. Küçümseme durumu. Kibirlilik. Tepeden bakma. Kibir. Züppelik. Burnu büyüklük.

Disdaining : Küçümsemek. Aşağılamak. Küçümseme. Tepeden bakmak. Hor görmek. Horgörmek. Reddetmek. Tenezzül etmemek. İğrenmek. Hafife almak.

Disability discount : Çalışma gücünü belli oranlarda kaybetmiş emekçilere sakatlık derecelerine göre uygulanan bir tür vergi indirimi. Engellilik indirimi.

Be disdainful of : Küçük görmek.

Disabilities : Ehliyetsizlik. Yetersizlik. Mahzur. Sakınca. Maluliyet. Güçsüzlük. Zaaf. Sakatlık.

 

Disability : Kişinin uygarlık haklarını kullanma yetkisinin yargı örgütünce kaldırılması. bunama, uçarılık, tutukluluk gibi nedenlerle kişiye ilişkin malını kullanma yetkisinin yasal kısıtlanması. İş göremezlik hali. Erksizlik. Yetersizlik. Güçsüzlük. Mahzur. Maluliyet. Ehliyetsizlik. Malullük. Zaaf.

Dis : Uzaklaştırma. (argo) başka bir kimseye karşı saygısızlık göstermek. Bir kimseyi aşağılamak. Bir kimseyi küçümsemek (diss olarak da yazılır).

İngilizce Disdain Türkçe anlamı, Disdain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disdain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extenuates : Cezayı hafifletmek. Hafifletmek. Eksiltmek. Ciddiye almamak. Azaltmak. Mazur göstermek.

Cast off : Çıkarmak. Üzerinden etmek. Atmak. Mola. Tahmin etmek (yazının uzunluğunu). Örgüye başlamak. Avara etmek. İlişkisini kesmek. Çıkarıp atmak.

Disparage : Küçümsemek. Kötümsemek. Kötülemek. Adamdan saymamak. Aleyhinde konuşmak. Batırmak. Aşağı görmek. Küçük düşürmek.

Despise : Horlamak. Nefret etmek. Küçümsemek. Adam yerine koymamak. Hakir görmek.

Bring into contempt : Mahçup etmek. Küçük düşürmek. Mahcup etmek.

Contempts : Nefret. Hakaret. Yüz karası. İtaatsizlik. Ayıp. Aşağılama. Mahkemeye itaatsizlik. Hürmetsizlik.

Desecration : Tecavüz. Kirletme. Kutsal şeye saygısızlık. Hürmetsizlik. Kutsal bir şeye karşı saygısızlık.

Controverts : İtiraz etmek. Karşı gelmek. Yalanlamak. Tartışmak. Çürütmek.

Discourteousness : Nezaketsizlik. İncelikten yoksunluk. Kabalık.

Dislike : Hoşuna gitmemek. Beğenmemek. Antipati duymak. Sevmemek. Hoşlanmama. Beğenmeme. Nefret etmek. Hoşa gitmeme. Hoşlanmamak.

 

Disdain synonyms : cavalierness, abnegating, hauteur, abhorring, misprision, affronts, belittle, patronize, defiance, controverting, misprize, belittles, contemned, excessive self confidence, extenuated, disdains, spit on, detests, controvert, haughtiness, assumption, concetto, look down upon, discourtesies, hold in contempt, disdained, disdainfulness, abominates, brusquerie, derision, scorning, condescend, defiances.

Disdain zıt anlamlı kelimeler, Disdain kelime anlamı

Admire : Çok beğenmek. Beğenmek. Hayran hayran bakmak. Hayranlık duymak. Hayranlık beslemek. Takdir etmek. Gıpta etmek. Hayran kalmak. Hayran olmak.

Love : Aşk. Sevda. Bayılmak. Sevmek. Sevgi. Aşık olmak. Sevgi duymak. Muhabbet beslemek. Sevgi beslemek.

Liking : Alaka. Beğeni. Meyil. Zevk. Düşkünlük. Sevgi. Beğenme. İlgi. Sempati. Sevme.

Disdain ingilizce tanımı, definition of Disdain

Disdain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The regarding anything as unworthy of or beneath one. To think unworthy. A feeling of contempt and aversion. To feel contemptuous anger. To be haughty. To deem unsuitable or unbecoming. As, to disdain to do a mean act. Scorn. To be filled with scorn.