Tolerances türkçesi Tolerances nedir

Tolerances ingilizcede ne demek, Tolerances nerede nasıl kullanılır?

Tolerance level : Tolerans sınırı. Tolerans düzeyi.

Tolerance limit : Hoşgörü sınırı. Tolerans limit. Tolerans sınırı. Tl50. Organizmaların zehirli ortamda yarısının canlı kalabildiği sınır zehirlilik miktarı.

Tolerance limits : Tolerans sınırları. Tolerans limitleri. Hoşgörü sınırları. Pay kısıtları.

Galactose tolerance test : Galaktoz tolerans testi. Kanda bulunan galaktozun karaciğer tarafından alınması ve glikojene çevrilebilmesini ölçen bir karaciğer fonksiyon testi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanda bulunan galaktozun karaciğer tarafından alınması ve glikojene çevrilmesini ölçen bir karaciğer işlev testi.

Glucose tolerance factor : Gtf. Glikoz tolerans faktör. İnsülinin hücre almaçlarındaki yerine bağlanmasını kolaylaştıran glutatyon, krom, nikotinik asitten oluşmuş bir kompleks, gtf. Glikoz tolerans etmeni.

Non parametric tolerance limits : Parametre dışı hoşgörü sınırları.

Immunological tolerance : Vücudun bir antijene, özellikle kendi antijenine karşı cevap vermemesi. antijenlere özgü reseptörlerin fiziksel ya da görevsel olarak bozulmaları ile ortaya çıkan durum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İmmunotolerans. Bağışıklık sisteminin normalde bağışıklık cevabı oluşturan ve vücudun kendisine ait olmayan özgül bir antijenin bağışıklık sistemi tarafından tanınmaması ve bunlara karşı reaksiyon şekillenmemesi, immünotolerans. İmmünolojik tolerans.

 

Glucose tolerance test : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanda bulunan glikozun karaciğer tarafından alınmasını ve glikojene çevrilebilmesini ölçen bir karaciğer fonksiyon testi. glukoz tolerans testi. Glikoz tolerans testi. Glikoz tolerans deneyi. Kanda bulunan glikozun karaciğer tarafından alınmasını ve glikojene çevrilmesini ölçen bir karaciğer işlev testi.

Ecological tolerance : Ekolojik tolerans. Bir canlının zarar görmeden dayanabildiği bir çevre faktörünün en az ve en çok değerleri arasındaki farkın derecesi. Belli ekolojik faktörlerin varyasyonları sonucu özelleşmiş, farklı ortamlara türün yerleşme yeteneği. Ekolojik valans. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belirli ekolojik faktörlerin varyasyonu sonucunda özelleşmiş farklı ortamlara türün yerleşme yeteneği.

Cellular tolerance : Hücresel tolerans. Hücrenin ve almaçların ilaca sürekli olarak maruz kalmaları durumunda o ilaca uyum gelişmesi, farmakodinamik tolerans.

İngilizce Tolerances Türkçe anlamı, Tolerances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tolerances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Staminas : Dayanma gücü. Canlılık. Kuvvet. Yaşama gücü. Dayanıklılık. Güç.

Liberalness : Liberallik. İlerici olma durumu. Eli açıklık. Serbest fikirlilik. Cömert hediye. Cömertlik.

 

Latitudes : Özgürlük. Enlem. Serbestlik. Bölge. Paralel.

Forbears : Boş vermek. Kendini tutmak. Sakınmak. Vazgeçmek. Kaçınmak. Sabretmek. Yapmamak (merhametten veya şefkatten dolayı). Ced. Çekinmek.

Forbearance : Sabır. Bir hak talebinin ertelenmesi. Sakınma. Kaçınma. Borçluya ödeme için süre verilmesi.

Disturbance : Endişe. Doğrusal regresyon çözümlemesinde y ile x arasındaki gerçek ilişki modelinde, (a+bx) ile hesaplanan tahmini ana kitle değeriyle gerçek ana kitle y değeri arasındaki fark. Üzüntü. Bozukluk. Bozunum. Kayaçların bir kırık boyunca yerlerinden oynaması, dizilişlerinin bozulması. Sıkıntı. Rahatsız etme. Rahatsızlık. Telaş.

Forbear : Vazgeçmek. Kaçınmak. Yapmamak (merhametten veya şefkatten dolayı). Sakınmak. Ata. Sabretmek. Sabırlı olmak. Ced. Boş vermek.

Abutting : Yan yana. Ortak sınırları olan. Bitişik.

Patience : Hasta. Çıdam. Dayanç. Sebat. Labada. Sabır. Tek kişilik iskambil oyunu.

Fortitude : Cesaret. Dayanıklılık. Salabet. Sabır. Metanet. Sebat. Yüreklilik.

Tolerances synonyms : overtolerance, connivance, bearing, lastings, abutment, free play, dependance, lenience, leniencies, lasting, leniency, tolerance, forbore, stamina, endurance, capacity, clemencies, latitude, perseverance, acceptance, indulgences, osculation, resistances, leanings, temperament, margins, indulgence, indult, osculations, dependence, clemency, margin, toleration.

Tolerances zıt anlamlı kelimeler, Tolerances kelime anlamı

Unpermissive : Sert (baba vb). Disiplinli. Otoriter (ebeveyn vb). Seçmeli olmayan. Müsamahasız. Sıkı. İsteğe bağlı olmayan. Hoşgörülü olmayan. Hoşgörüsüz. Katı.

Permissive : Fazla müsamahakar. İzin verici. Serbest. Liberal. Seçmeli. Her şeye açık. Hoşgörülü. Müsamahakar. İzin veren. İsteğe bağlı.

Intolerance : Dayanamama. Hassas olma, direnme yeteneğinin olmaması. Entolerans. Tahammül edememe. Anlayışsızlık. Tahammülsüzlük. Çekememezlik. Hoş görmeme. İntolerans.

Tolerances antonyms : unpermissiveness, narrow mindedness.