Tolls türkçesi Tolls nedir
- Yer parası.
- Telefon ücreti.
- Geçiş parası (köprü vs.).
- Yol parası.
- Çan sesi.
- Saatin çalması.
- Pay.
- Değirmen hakkı.
Tolls ingilizcede ne demek, Tolls nerede nasıl kullanılır?
For whom the bell tolls : Çanlar kimin için çalıyor. Birimizi etkileyen şey hepimizi etkiler. Bütün insanların kaderi birbirine bağlantılıdır.
Atolls : Mercanada. Atol. Mercan çemberi. Mercan ada. Mercan adası. Resif. Mercan resiflerinin oluşturduğu halka biçimli ada.
Extolls : Yere göğe sığdıramamak. Göklere çıkarmak. Övmek. Yüceltmek. Ululamak. Yere göğe koyamamak. Methetmek.
Toll bar : Paralı geçiş yeri. (karayolu) bilet gişesi. Turnike. Ücretli geçiş gişesi. Ücretli geçiş gişeleri.
Toll booth : Yol ücretlerinin alındığı gişe. Verginli geçiş gişesi. Ücretli geçiş gişesi. (karayolu) bilet gişesi. Ücretli geçiş gişeleri. Gişe (karayolu).
Toll free : Ücretsiz. Bedava.
Toll free number : Ücretsiz telefon numarası. Ücretsiz hatlar.
Toll free call : Ücretsiz arama.
Toll collector : Vergi tahsildarı.
Toll call : Şehirlerarası arama. Şehirlerarası telefon konuşması. Şehirlerarası telefon görüşmesi. Şehirlerarası alısün konuşması. Ücrete tabi konuşma.
İngilizce Tolls Türkçe anlamı, Tolls eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tolls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dongs : Yarak. Çin ve vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Kamış. Çük (argo sözcük). Ağır darbe (avustralya ingilizcesi). Dong. Kamış (argo sözcük). Penis. Alet.
Place : Makam. Kim olduğunu çıkarmak. Yazdırmak. Koymak. Statü. Sıra. Vermek (para). Mevki. Mekan. Basamak.
Fares : Yiyecek. Yolcu. Bilet ücreti. Gıda. Yolculuk ücreti. Yol paraları.
Position : Yer. Görev. Konum. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Yerini belirlemek. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Görüş. Memuriyet.
Pealed : Çanları çalmak. Çan çalmak. Çalınmak (çan). Çalmak (çanlar). Çalmak (çan). Çanların birlikte çalması. Birkaç çanın birlikte çalınması. Birkaç çanın ardarda çalınması. Gürlemek (gök).
Ting : Çınlama sesi. Çınlama. Çınlamak. Tıngırdamak. Tıngırdatmak. Çınlatmak.
Ringing : (telefon) arama. Geçici salınım. Çınlayan. Arama (telefon). Çalınma. Çınlama. Çalma (zil vb). Tanin. Çalma.
Divvy : Mankafa. Ezik tip. Salak. Bölmek. Paylaşmak.
Allotments : Bölüştürme. Hisse. Pay etme. Parselleme. Kiraya verilen küçük arazi. Program tahsisleri. Paylaştırma. Arsa payı. Hisselere ayırma.
Gonged : Nişan. Arabayı durdurmak (polis). (polis) korna çalarak arabayı durdurmak. Gonk. Zil. Zil tası. Çan. Gong.
Tolls synonyms : dole, dingdong, apportionment, cut, fare, passage money, apportionments, allowance, dong, gong, peals, ding dong, divvies, commons, gonging, dingdongs, divvying, bells, dividend, allocations, toll, knell, gongs, peal, divvied, travelling money, ring, allotment, allocation, tolled, pealing, travel allowance, carfares.

Bu kısımda Tolls kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tolls ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tolls anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tolls ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.