Toma nedir, Toma ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tombul, toparlak, tıknaz.

Kuyruksuz tavuk.

Domates.

Toma ile ilgili Cümleler

    Tom ile ilgili Cümleler

    • Seni her zaman sevdim, Tom
    • Sensiz gitmek istemiyorum, Tom
    • Tom ve Jerry'i izler misin?
    • Onu tanıyorum, Tom
    • Çocuklarla ilgilen, Tom
    • tom kept kazanıyor.
    • Tekrar dene, Tom
    • Hiç kimse sana yardımcı olamaz, Tom
    • tom çılgındır
    • İşte buradasın, Tom
  • Toma söylememizi ister misin?
  • Tomás Maire'nin hikayesinden zevk aldı.
  • Tomas’a artık senin onu sevmediğini söylemek istiyorum.
  • Titan'da bir kolonide yaşamak: Tomas'ın torunu, Tomas'ın kendi klonu olan oğlunun klonuydu. Onlar üç kuşak klondu.
  • Maria Tomas'a müzeyi ziyaret edeceğini söyledi.
  • Tomas neredeyse hiç kitap okumaz.
  • Ne yapacağını Toma söylemeni istiyorum.
  • Znam Toma.
  • Tomas benim kardaşım.
  • Tomás çalışarak çok fazla zaman harcıyor.
  • Nahuatl dilinde tomata "tomatl" deniliyor.
  • Tomás hâlâ çalışıyor mu?
  • Lütfen bana bir tomar kağıt getir.

Toma anlamı, tanımı

Tomafel : Motorlu taşıt

Tomafil : Otomobil. Motorlu taşıt.

Tomahil : Motorlu taşıt. [Bakınız: tomofil].

Tomaka : Başa takılan gümüşlü kadın ziyneti. Güdük, yuvarlak, küçülmüş. Çocuk oyununda kamçı yerine kullanılan, ucuna düğüm atılmış büyük mendil vb. Kadınların düğün ve bayramlarda kullandıkları baş takısı. (Tahtacı Burhaniye Balıkesir.).

 

Tomalacık : Tombul, toparlak, tıknaz.

Tomalak : Tombul, toparlak, tıknaz.

Tomalıç : Tümsek, tepe. [Bakınız: domalıç].

Tomalmak : [Bakınız: tomsumak]. Somurtmak, surat asmak, küsmek. Başı yere koyup kalçayı yukarı kaldırmak, domalmak. [Bakınız: domalmak].

Toman : [Bakınız: tuman]. Don, şalvar. Bol pantolon.

Tomanı : Mısır sapları tutamlarının bir kazık çevresinde toplanmasıyla oluşturulan yığın.

Tomar gergi : Bir tomar biçiminde duran ve çekilince aşağıya doğru açılan gergi.

Tomar kutusu : Latin kitaplıklarında bir ya da birden çok tomarı dik tutabilmek amacıyla kullanılan silindir biçimindeki kutu.

Tomara : Pazıya benzer, sapları pişirilerek yenen, kendi kendine yetişen bir çeşit bitki.

Tomarcahüyüğü : Yozgat ili, Sarıkaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Tomarı : Tamamı, tümü. Tümü, hepsi.

Tomari : Tamamı, tümü.

Tomarla : Pek çok. (toma'rla) Çok fazla bir biçimde.

Tomarlama : Tomarlamak durumu.

Tomarlamak : Tomar durumuna getirmek. Destelemek, yığmak, toplamak. Bağlam yapmak. Bir araya yığmak.

Tomarlanma : Tomarlanmak durumu.

Tomarlanmak : Tomar durumuna getirilmek.

Tomarlatma : Tomarlatmak işi.

Tomarlatmak : Tomar durumuna getirilmek.

Tomarlı : Kars şehrinde, Arpaçay belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Tomarmak : Somurtmak, surat asmak, küsmek.

Tomas : Kara erik. Tombul, toparlak, tıknaz. 1.Kaymaktan yapılan bir çeşit tulumpeyniri. [Bakınız: tamas]. [Bakınız: tomat]. Domates.

Tomaşmak : Darılmak.

Tomat : Domates.

Tomat ekşisi : Salça.

Tomata : Domates.

Tomatça : Patates.

Tomate : Domates.

Tomatez : Domates.

Tomatır : 1.Yığın. 2.Elli bağlamdan oluşan keten yığını.

Tomati : Domates.

Tomatis : Domates.

Tomatisma : Romatizma.

Tomaz : Tombul, toparlak, tıknaz. [Bakınız: toma]. Güldürücü kimse.

 

Bir tomar : Pek çok, fazla.

Tomahavk : Amerikan yapısı güdümlü füzelerin bir türü. Kuzey Amerikalı Kızılderililerinin kullandığı savaş baltası.

Tomak : Ağaçtan yapılmış top. Bir tür kalın ve ağır çizme. Ağaçtan yapılmış gürz.

Tomar : Dürülerek boru biçimi verilmiş deriler veya kâğıtlar. Topun içini silmekte kullanılan, ucu fırçalı çubuk.

Tomar tomar : Tomar durumunda olan. Pek çok.

Tomarza : Kayseri iline bağlı ilçelerden biri.

Diğer dillerde Toluik asit anlamı nedir?

İngilizce'de Toluik asit ne demek ? : toluic acid