Tomalmak nedir, Tomalmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: tomsumak].

Somurtmak, surat asmak, küsmek.

Başı yere koyup kalçayı yukarı kaldırmak, domalmak.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: domalmak].

Tomalmak kısaca anlamı, tanımı

Toma : Tombul, toparlak, tıknaz. Kuyruksuz tavuk. Domates

Kaldırmak : Bulunduğu yerden almak. Yukarı doğru hareket ettirmek. Yükseltmek. Piyasadan çekmek. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek. Tayin etmek, atamak. Kaçırmak. Hastayı hastaneye götürmek. Uygun gelmek, yakışmak. Çekmek, taşımak. Çalmak, aşırmak. Uyandırmak. Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak. Tören yaparak ölüyü gömmek. Bir şeyden çokça satın almak. Ürün toplamak, taşımak. Alıp başka yere götürmek. Yok etmek, ortadan silmek. İyi etmek, iyileştirmek. Toplamak.

Somurtmak : Küskünlüğünü, bir şeye sıkıldığını, keyifsizliğini anlatacak biçimde yüzünü buruşturmak, surat asmak.

Kaldırma : Kaldırmak işi.

Domalmak : Dizler bükük, baş ileride, çömelmiş bir durum almak.

Tomsumak : Somurtmak, surat asmak, küsmek.

Somurtma : Somurtmak işi.

Domalma : Domalmak işi.

Yukarı : Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı. Benzerleri arasında üstte bulunan. Yetkili kimse. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.

 

Küsmek : Darılmak. Görevini yerine getirememek. Gelişememek, büyüyememek. Bir madde, herhangi bir sebeple istenilen niteliğini yitirmek.

Domal : Tepe.

Tomsu : Küçük tepe, tümsek. Yükseklik. Kısa ve kalın (daha çok salatalık için). Düz alanda yüksek yer, tümsek.

Asmak : Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

Surat : Yüz. Soğuk davranma. Somurtkanlık, asık yüzlülük.

Kalça : Gövdenin arka bölümünde, bacakların birleştiği yerle bel arasındaki şişkin bölge.

Küsme : Küsmek işi.

Yuka : İnce açılmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Zayıf, ince, dayanıksız, hafif. İnce, sığ. [Bakınız: yufka]. İncelikli, duyarlı kimse. Hoppa. İnce, dayanıksız. Yufka. 1.Yufka (ekmek). İnce, incecik. Derin olmayan, sığ.

Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.).

Sura : Yumuşak ince bir tür ipekli kumaş. Bu kumaştan yapılan.

Doma : Topaç. Taş ve sopalarla oynanan bir çocuk oyunudur. Yuvarlak bir taşı sopa ile yuvaya sokmaya çalışan ebe, kendisine engel olmaya çalışanlara sopasıyla dokunursa ebe o kimse olur. Kuyu çıkrığı. Evlerin dam ve duvarlarına konulan ağaç direk. Ur.

Diğer dillerde Toluik asit anlamı nedir?

İngilizce'de Toluik asit ne demek ? : toluic acid