Topliner türkçesi Topliner nedir

Topliner ingilizcede ne demek, Topliner nerede nasıl kullanılır?

Stoplight : Trafik lambası. Kırmızı ışık. Stop lambası. Trafik ışığı.

Stoplights : Trafik lambası. Kırmızı ışık. Stop lambası. Trafik ışığı.

Topless : Üstsüz. Sütyensiz. Tepesiz. Memeleri örtülü olmayan (kadın). Kadının göğsünü örtmeyen (giysi). Sutyensiz.

Toplessness : Vücudun üst kısmını açıkta bırakarak teşhir etme. Üstsüzlük.

Astrocytus protoplasmaticus : Protoplazmik astrositler. Sinir dokusundaki gliya hücrelerinden olan astrositlerin sitoplazma uzantılarının kısa ve dallı budaklı bir grubu.

Cytoplasmic : (biyoloji terimi) sitoplazma ile ilgili (hücre protoplazması). Sitoplazmik.

Autoplastic : Otoplastik.

Cystoplasty : İdrar torbasındaki bozukluğun ameliyatla düzeltilmesi. Sistoplasti. Sistoptasti.

Cytoplasm : Göze sıvı. (biyoloji terimi) hücre protoplazması (nükleus ve zar dışında bulunan). Göze sıvısı. Hücre zarı içindeki çekirdek hariç bütün protoplazma kitlesi, hiyaloplazma, sitozol. Hücre protoplazması. Hücre zarı içindeki çekirdek hariç bütün canlı kısım. sitozol, hiyaloplazma. Stoplazma. Sitoplazma.

Autokeratoplasty : Otokeratoplasti.

İngilizce Topliner Türkçe anlamı, Topliner eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Topliner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Towing rope : Çekme halatı. Çekme ipi.

Bashaw : Kodaman. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Paşa.

Big bug : Çok önemli ve etkili kimse. Ekabir. Kodaman. Büyükbaş.

A big gun : Ağır silah. Önemli insan. Ağır top. Kodaman.

Head honcho : Kodaman.

A devil of a fellow : Parlak zekalı kimse. Çabuk ve hünerli kimse.

Biggie : Etkili kimse (argo terim). Nüfuzlu kimse. Önemli.

Big wheel : Bir eğlence sürüşü türü. Dönme dolap. Kodaman.

Topper : Kaban. Silindir şapka. Birinci sınıf mal. Birinci sınıf şey. Olağanüstü şey. Tepe taşı. İyi adam. En üste konan taş.

Doctor : Bir fakülteyi ya da yüksek okulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yüksek öğrenim aşamasına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir yapıtla gösterenlere verilen san. Tahrif etmek. Değiştirmek (kötü bir amaçla). Düzeltmek. Hadım etmek. Yapay balıkçı sineği. Doktor. İyileştirmek. Yamamak.

Topliner synonyms : towrope, doctors, big cheese, big deal, towing line, bigwigs, toppers, magnate, line, big shot, magnates, dignitary, top line, big timer, leading, big gun, cordon blue, bigwig, big name, biggies.