Torn türkçesi Torn nedir

Torn ile ilgili cümleler

English: I had my thumbnail torn off.
Turkish: Baş parmak tırnağımı kırdım.

English: I could not stand my house being torn down.
Turkish: Evimin yıkılmasına dayanamadım.

English: He has a torn calf muscle.
Turkish: Onun yırtık bir baldır kası var.

English: History reminds us that walls can be torn down, but doing so is never easy.
Turkish: Tarih bize duvarların yıkılabileceğini söylüyor fakat öyle yapmak hiç kolay değil.

English: Ali and Mary had their old house torn down.
Turkish: Ali ve Mary eski evlerini yıktırdı.

Torn ingilizcede ne demek, Torn nerede nasıl kullanılır?

Torn apart : Parçalarını koparan. Parça parça söken. Parçalara bölen. Parçalara ayrılmış. Liğme liğme edilmiş.

Torn money : Fersude para. Eskimiş ve kullanılamayacak duruma gelmiş para.

Torn to pieces : Paralanmış.

Torn to ribbons : Lime lime olmuş.

Be torn between : İki arada kalmak. İki arada bir derede kalmak.

War torn : Savaş mağlubu. Savaştan zarar görmüş olan. Alandaki aralıksız çarpışmalardan dolayı en büyük zararı görmüş bölge.

Being torn to pieces : Paralanmış olma. Paralanma. Lime lime olma. Paramparça olma.

 

Badly torn : Parçalanmış. Aşınmış. Ayrılmış. Yıpranmış. Yırtılmış.

Tornadic : Tornadoyla. Hortumla ilgili.

Tattered and torn : Yırtık pırtık. Paramparça.

İngilizce Torn Türkçe anlamı, Torn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Torn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crackings : On numara (müthiş). Müthiş. Muhteşem. Çatlak. Çatlama. Fisürlerin açılması. Parçalanma. Kraking.

Distributed : Dağınık. Kısımlanmış. Yayık. Dağılmış. Dağıtımlı. Dağıtık. Yayılmış.

Disjoined : Parçalanmış. Ayrılı.

Rips : Hovarda. Çapkın. Uçarı. Beş para etmez tip. Sökük. Değersiz tip.

Shameless : Yüzsüz. Kepaze. Terbiyesiz. Hayasız. Yalaka. Arsız. Utançtan yoksun. Utanmaz. Arlanmaz.

Broken : Kırılmış. Engebeli. Beli bükük. Kırık. Bozuk. Parçalanmış. Yıkılmış. Arızalı. İhlal edilmiş. Bozulmuş.

Brazen faced : (surat) mahkeme duvarı. Sırnaşık. Arsız. Yüzsüz. Pişkin.

Parted : Kopmak. Ayrılmak. Parçalanmış. Ayırmak. Tarakla ayırmak. Ayrılan. Elden çıkarmak.

Sectioned : Kesilmiş. Dilimlenmiş. Bölümlere ayrılmış. Parçalara ayrılmış.

Penniless : Cebi delik. Çulsuz. Züğürt. Kesik. Eli boş. Zibidi. Fakir. Parasız. Meteliksiz. Beş parasız.

Torn synonyms : appropriated, skimble scamble, lacerated, asides, tore, another, slit, disjointed, ripped, abstracted, allocated, teared, detachedly, lacerate, disaggregated, segregated, injured, distanced, cracking, discontinuous, disunited, aside, tear, absconded, desultory, assigned, vagabond, slits, forkier, asunder, dissimilar, segmented, derived.

Torn zıt anlamlı kelimeler, Torn kelime anlamı

Uninjured : Zarar görmemiş. İncinmemiş. Yaralanmamış.

United : Birleşmiş. Ortak amaçlı. Birleşik. Bir. Birleştirilmiş.