Crackings türkçesi Crackings nedir

Crackings ingilizcede ne demek, Crackings nerede nasıl kullanılır?

Cracking down : Aman vermemek. (yolsuzlukların) üzerine gitmek. Sert önlemler almak. Sıkı önlemler almak. Aşırı önlem almak. Sıkı önlem almak. Göz açtırmamak. Sıkıştırmak.

Cracking noise : Şaklama. Çatırtı.

Cracking resistance : Çatlama direnci.

Make a cracking noise : Şaklamak.

Alligator cracking : Timsah sırtı çatlaması. Timsah sırtı çatlama.

Intergranular cracking : Tane sınırı çatlaması. Tanelerarası çatlama.

Cracking : Yırtık. Kraking. Müthiş. Çatlak. Fisürlerin açılması. Parçalanma. Yüksek sıcaklık etkisiyle ve kimi zaman tezgenlerin de yardımıyla uzun hidrokarbon zincirlerinin kırılarak daha küçük moleküller oluşturması. On numara (müthiş). Muhteşem.

Caustic cracking : Alkali çatlatması. Yakıcı soda çatlatması.

Safecracking : Kasa açmak. Kasa patlatma. Kasa soymak. İçindekileri çalmak amacıyla çelik kasaları kırma veya açma faaliyeti.

Catalytic cracking : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Katalitik ayırma. Tezgensel parçalama. Katalitik kırma. Taşyağ (petrol) özdeciklerini, tezgenler kullanılarak taşyağ arıtıcılarında daha küçük yakıt özdeciklerine ayrıştırma. Tezgenli kırma.

 

İngilizce Crackings Türkçe anlamı, Crackings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crackings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breaking : Kırma. Ufalanma. Kırılma. Ünlü daralması. Meskene tecavüz. Zorla girme. Zorla bir binaya girme. Bozma. Yanlarında geniş ünlüleri daraltma etkisi yapan bazı ünsüzlerin etkisi altında geniş ünlülerin a > ı, o > u, e > i, ö > ü biçimindeki daralma olayı. bu olay yazı dilindeki bazı örnekler dışında anadolu ağızlarında yaygındır. çağır- > çığır-, az > ız, yeni > yini, varınca > varıncı, oraya > orıya, beyit > biyit, böyük > büyük, ova > uva, sovan > suvan, telefon > telefun, başla-yor > başlıyor, oyna-yor > oynuyor, sürükle-yor > sürüklüyor vb. Kıran.

Grand : Ulu. Azim. Ana. Ağırbaşlı. Önemli. Haşmetli. Baş. Büyüklük. Büyük.

Dehiscence : Yarılıp açılma. İnficar. Açılma.

Awesome : Korku ifade eden. Korkunç. Dehşetli. İnsanı huşu içinde bırakan. Hayranlıkla hayrete düşüren. Harika. Dehşete düşürücü. Korku veren. Dehşet verici.

Niftier : Hoş. Zeki. Havalı. Fiyakalı. Güzel. Şık.

Awfully : Acayip. Müthiş bir şekilde. Çok. O biçim. Son derece. Aşırı. Çok kötü.

Grandest : Ana. Büyüklük. Debdebeli. Baş. Asil. Haşmetli. Soylu. Genel. Azamet.

Catastrophic : Felaket getiren. Felaket gibi.

Appalling : Ürkünç. Korkunç. Dehşet verici. Rezil. Dehşete düşüren. Çok kötü. Berbat.

Bonzer : Harika. Mükemmel (avustralya argosu).

Crackings synonyms : rips, chinked, rent, bonnie, shameless, gorgeous, breakup, brilliant, greats, exquisite, fracture, desagregation, nifty, desintegration, disintegration, great, crackling, chink, groovier, slit, laceration, chapping, breakages, tores, deteriorations, colossal, niftiest, bloody, being split, almighty, brazen faced, awfuller, cracking.

 

Crackings zıt anlamlı kelimeler, Crackings kelime anlamı

Bad : Küfürlü. Kötü. Fena. Bozuk. Batak. Yetersiz çelgi. Çürük. Yıkım. Sert. Kötülük.

Painless : Sancısız. Zahmetsiz. Istırap vermeme. Istırap vermeyen. Ağrısız. Meşakkatsiz. Acısız.