Cracking türkçesi Cracking nedir

  • Çatlama.
  • Kraking.
  • Yüksek sıcaklık etkisiyle ve kimi zaman tezgenlerin de yardımıyla uzun hidrokarbon zincirlerinin kırılarak daha küçük moleküller oluşturması.
  • On numara (müthiş).
  • Fisürlerin açılması.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Parçalanma.
  • Çatlak.
  • Yırtık.
  • Muhteşem.
  • Müthiş.

Cracking ile ilgili cümleler

English: Something really should be done about the problem, but this is cracking a nut with a sledgehammer.
Turkish: Sorun hakkında gerçekten bir şey yapılmalı, ama bu balyozla ceviz kırmaktır.

English: Let's get cracking at 8.
Turkish: Sekizde başlayalım.

English: I'm cracking up.
Turkish: Gülmekten katılıyorum.

English: Stop cracking your knuckles.
Turkish: Parmaklarını çıtlatmayı kes.

English: I heard Tom cracking his knuckles.
Turkish: Tom'un parmaklarını çıtlattığını duydum.

Cracking ingilizcede ne demek, Cracking nerede nasıl kullanılır?

Cracking down : Göz açtırmamak. (yolsuzlukların) üzerine gitmek. Aşırı önlem almak. Sıkıştırmak. Sıkı önlemler almak. Sıkı önlem almak. Sert önlemler almak. Aman vermemek.

Cracking noise : Şaklama. Çatırtı.

Cracking resistance : Çatlama direnci.

Make a cracking noise : Şaklamak.

Alligator cracking : Timsah sırtı çatlaması. Timsah sırtı çatlama.

Quench cracking : Suverme çatlaması.

 

Get cracking : Hareket etmek. Acele etmek. Çabuk ol. Acele et. Harekete girişmek. İşe girişmek. (argo terim) çabuk acele et!. Elini çabuk tut.

Intergranular cracking : Tanelerarası çatlama. Tane sınırı çatlaması.

Crackings : Çatlama. Fisürlerin açılması. Muhteşem. On numara (müthiş). Müthiş. Kraking. Parçalanma. Çatlak. Yırtık.

Caustic cracking : Yakıcı soda çatlatması. Alkali çatlatması.

İngilizce Cracking Türkçe anlamı, Cracking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cracking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Laceration : Lakerasyon. Yaralanma. Yırtılma. Laserasyon. Yırtma. İncitme. Derin kesik.

Tore : Yolmak. Kopmak. Koparmak. Hızla koşmak. Hırpalanmak. Yırtmak. Yarılmak. Paralamak. Yarmak.

Brilliants : Pırlanta. Parlak. Şaşaalı. Dahice. Göz alıcı. Pırıl pırıl. Parlak zekalı. Nefis. Üç puntoluk harf.

Bonzer : Harika. Mükemmel (avustralya argosu).

Grooviest : Modern. Süper. Geleneksel. Mükemmel. Klişeleşmiş. Harika. Modaya uygun.

Astounding : Parmak ısırtan. Sersemletici. Şaşırtıcı. Şaşılacak. Hayrete düşüren. Şoke eden. Aşırı şaşırtıcı. Hayret verici.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Bloody : Kanla kaplı. Kan gibi. Süper. Lanet olası. Kör olasıca. Kanlı. Kana bulanmış. Acayip. O biçim.

Deterioration : Kötüye gitme. Bozunum. Kalite kaybı. Bozulma. Kötüleşme. Fenalaşma. Çürüklük. Gerileme.

Desintegration : Bozunum. Dağılma. Kayaçların fiziksel etkilerle dağılması, parçalanması, ufalanması. Ayrışma. Ayrışım.

 

Cracking synonyms : fissuring, grander, active passive metal, battier, disintegration, fissure, acidimetry, chip, chappie, chinking, chapped, groovier, catastrophic, awful, brazen faced, crackling, dehiscence, bonnie, beltings, aldehydes, battiest, gorgeous, breaking, glorious, nifty, desagregation, awesome, alabaster, findere, chinks, fissures, rips, crack.

Cracking zıt anlamlı kelimeler, Cracking kelime anlamı

Bad : Sert. Kem. Batak. Şanssızlık. Kokmuş. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Kokuşmuş. Yetersiz çelgi. Zarar.