Toward the front türkçesi Toward the front nedir

  • Öne doğru.

Toward the front ile ilgili cümleler

English: Ali made his way toward the front door.
Turkish: Ali ön kapıya doğru yöneldi.

Toward the front ingilizcede ne demek, Toward the front nerede nasıl kullanılır?

Toward : E doğru. E karşı. E yakın. Karşı. Doğrultusunda. Yumuşak başlı. Bir şeyin ödenmesi olarak. Yönünde. -e yakın (bir zaman). Tarafına doğru.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Front : Tavır. Önle ilgili. Önde bulunan. İle karşı karşıya olmak. Bakmak. En ön yer. Yönelmek. -e bakmak. Yaygın ve etkin politik hareket. Önderlik etmek.

Toward the future : Geleceğe doğru.

Toward the past : Geçmişe doğru.

Come to the front : Olağanüstü olmak. Göze çarpmak. Önde gelmek. Üstün olmak. Öne çıkmak.

The front of the house : Evin avlusu. Bir evin ön tarafta yer alan bölgesi. Evin önü.

Cross the frontier : Sınırı geçmek.

Toward the side : Kenara doğru.

Be in the front : Önde olmak.

İngilizce Toward the front Türkçe anlamı, Toward the front eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Toward the front ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Frontwise : İleri yöne veya öne doğru. İleriye doğru. Cepheye doğru.

Frontward : İleri yöne veya öne doğru. İleriye doğru. Cepheye doğru. İleriye yönelik.

Frontally : Cepheden. Öne ait bir şekilde. Önden.

Forwardly : Öncü bir tarzda. Cesurca. İleriye doğru. İsteklice. Aşırı şekilde. Küstahça. İstekli bir şekilde. Gözüpekçe. Cüretkar biçimde.

Vanward : Ön tarafa doğru.

Frontwards : İleriye doğru. İleri yöne veya öne doğru. İleriye yönelik. Cepheye doğru.

Frontways : İleri yöne veya öne doğru. İleriye doğru. Cepheye doğru.