Frontways türkçesi Frontways nedir

  • Cepheye doğru.
  • Öne doğru.
  • İleriye doğru.
  • İleri yöne veya öne doğru.

Frontways ingilizcede ne demek, Frontways nerede nasıl kullanılır?

Frontward : İleriye doğru. Cepheye doğru. İleri yöne veya öne doğru. İleriye yönelik. Öne doğru.

Frontwards : Cepheye doğru. İleriye doğru. Öne doğru. İleriye yönelik. İleri yöne veya öne doğru.

Frontwise : İleriye doğru. Öne doğru. Cepheye doğru. İleri yöne veya öne doğru.

Front and rear : Ön ve arka. İleriye ve arkaya doğru en uzak olan bölüm.

Front axle : Ön aks. Öndingil. Bağımlı askı düzenlerinde ön tekerlekleri birbirine bağlayan ve aracın ön bölümünü taşıyan dingil. Ön dingil.

Front court : Akın bölgesi. Bir takımın akın yaptığı çemberin altında, dip çizgisiyle orta çizgi arasında kalan alan.

Front bench : Ön sıralar. Avam kamarasında bakanlar sırası.

Front bencher : İleri gelenler. Önde gelenler.

Front benchers : Bakanlar. İleri gelenler. Önde gelenler.

Front curtain : Sahneye veya salona açılan perde. Sahneyi salona açan ve kapayan büyük perde. Ana perde.

İngilizce Frontways Türkçe anlamı, Frontways eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frontways ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fwd : İleri. Dört çeker. 4 çeker. Öne.

 

Onwards : İleride. Bu yana. Sonra. Beri. İlerde. İleriye. İtibaren. İleri.

Frontward : İleriye yönelik.

Frontwards : İleriye yönelik.

Forwardly : Aşırı şekilde. Küstahça. Gözüpekçe. Cüretkar biçimde. İstekli bir şekilde. Öncü bir tarzda. Cesurca. İsteklice.

Forward : Cüretkar. Yönlendirme yapmak. Öndeki. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. İletmek. Göndermek. İleriye. Sunmak. Şımarık. Küstah.

Frontally : Öne ait bir şekilde. Cepheden. Önden.

Forwards : Öne. İleriye. İleri. İleriye yönelik. İleri doğru.

Frontways synonyms : forrard, forrad, frontwise, toward the front, onward, vanward.

Frontways zıt anlamlı kelimeler, Frontways kelime anlamı

Backward : Geç öğrenen. Geriye yönelmiş. Geç. Gelişmemiş. Ters. Tersine. Geçmişe. Kendinden emin olmayan. Geri kalmış.