Track laying türkçesi Track laying nedir

Track laying ingilizcede ne demek, Track laying nerede nasıl kullanılır?

Track : Müzik. Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı. Parça. İzini aramak. Perde yolu. Bir dingil üzerindeki iki tekerleğin orta düzlemleri arasındaki uzaklık. Palet takmak (araç). Dingil genişlği. Atletizm, bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ses titreşimlerinin optik ses yolu üzerindeki resmi. tv. bir televizyon yayınında sesi oluşturan im.

Laying : Yerleştirme. Yerine koyma. Koyma. Bırakma. Yatıştırma. Döşeme. Serme. Yatırma. Yumurtlama. Yayma.

Track address : İz adresi.

Track and field : Atletizm yarışmalarına ait. Atletizm.

Track and field events : Bir atletizm müsabakasının spor dalları (koşma, yüksek atlama, cirit atma, vb.). Atletizm müsabakaları.

Track and field sports : Atletizm yarışmaları.

İngilizce Track laying Türkçe anlamı, Track laying eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Track laying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perforated : Oluklu. Delinmiş. Delik. Delikli. Delikler açılmış. Perfore. Zımbalı. Sıralı delikler açılmış.

Milled : Tırtıklı. Kenarı tırtıllı. Haddelenmiş. Öğütülmüş. Çekilmiş. Oluklu. İşlenmiş. Frezelenmiş. Çentikli.

Tracking : Takip. İzini sürme. (topoğrafyada) bir harf çiftini aralarındaki mesafeyi azaltarak normalden daha yakın olarak yerleştirme tekniği. Bilgisayar, ekonomi, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Peş peşe gitme. Kelime arası boşluk. İzcilik. Tekerlek izi. Avlama. Kaydırma.

Toothed : Diş açılmış. Diş diş. Dişle kaplanmış. Kenarı tırtıllı (yaprak). Dentat. İri ve keskin olan dişlerin eksenleri yaprağa dikey durumda olması. Dişli.

Tracked : Geçmek (çöl vb.). Ayağıyla içeri taşımak (çamur vb.). İz bırakmak. Ray döşemek. İzlenen. İzini aramak. Palet takmak (araç). İzlemek.

Trackings : İzini sürme. Tekerlek izi. Kerning. Kaydırma. Kelime arası boşluk. (topoğrafyada) bir harf çiftini aralarındaki mesafeyi azaltarak normalden daha yakın olarak yerleştirme tekniği. İzcilik. Peş peşe gitme. İzleme.

Serrated : Girintili. Tırtıklı. Çıkıntılı. Testere dişli. Testere gibi uçları olan. Dişli. Dış diş. Diş diş. Testere gibi dişli.

Knurled : Kertikli. Torna ile tırtıl çekilmiş. Pürtüklü. Çentikli. Budaklı. Tırtıklı. Mahyalı. Tırtırlı. Boğumlu.

Knurly : Boğumlu. Pürüzlü. Budaklı. Topak topak. Yumru yumru. Düğümlerle dolu.

Invected : Dantelli.

Track laying synonyms : ctenoid, crenate.