Tracked türkçesi Tracked nedir

  • Paletli.
  • Ayağıyla içeri taşımak (çamur vb.).
  • İzini aramak.
  • İzlemek.
  • Geçmek (çöl vb.).
  • Tırtıllı.
  • İzlenen.
  • İz bırakmak.
  • Takip etmek.
  • Palet takmak (araç).
  • Ray döşemek.

Tracked ile ilgili cümleler

English: Ali got sidetracked.
Turkish: Ali caydırıldı.

English: The police tracked down Tom to his house.
Turkish: Polis Tom'u evine kadar izledi.

English: Throughout the centuries humankind has tracked the sun, the stars, and the universe.
Turkish: İnsanlık yüzyıllar boyunca yıldızlar, güneş ve evreni izledi.

Tracked ingilizcede ne demek, Tracked nerede nasıl kullanılır?

Tracked vehicle : Paletli taşıt. Paletli araç.

Half tracked vehicle : Tekerlek ve metal zincirler üzerinde hareket eden araç. Yarı paletli taşıt.

Backtracked : Geriye dönüş yapma. Sarfınazar etmek. Aynı yere geri dönme. Geldiği yoldan geri dönmek. Vazgeçmek. Geri dönmek. Geri izlemek. Sözünden dönmek. Aynı yoldan geri dönmek.

Sidetracked : Ertelemek. Geciktirmek. Treni yan yola geçirmek. Önemsiz işlerle uğraştırmak. Caydırmak.

Tracker : Takip cihazı. Bant merkezleyici. Kaydırma arabasını yönetmekte uzmanlaşmış kişi. İzci. Kaydırmacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Takipçi. İz süren kimse. İz sürücü. İzleyen kimse.

Track ball : İztopu. İmleç denetim topu. İz topu.

 

Tracker dog : İz süren köpek. Takip köpeği.

Track address : İz adresi.

Track and field : Atletizm. Atletizm yarışmalarına ait.

Track and field sports : Atletizm yarışmaları.

İngilizce Tracked Türkçe anlamı, Tracked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tracked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perforated : Delikler açılmış. Delik. Delinmiş. Zımbalı. Delikli. Perfore. Sıralı delikler açılmış. Oluklu.

Dog : Peşini bırakmamak (kötü bir şey). Sıkıca kilitlemek veya sürgülemek veya kenetlemek. Etçiller (carnivora) takımından, evcil olan, her türlü besinle beslenebilen, günümüzde 400 kadar ırkı bulunan bir tür. köpek. Erkek tilki. İt. Evcil köpek. Av sürmek. Köpek. Erkek kurt. Bozulmak.

Railler : Tırabzan. Veryansın etmek. Demiryolu. Hırlamak. Parmaklık. Ray. Parmaklıkla çevirmek. Sövüp saymak. Azarlamak.

Chases : Yiv. Kovmak. Hakketmek. Avlamak. Avlanma bölgesi. Kovalama. Oluk açmak. Av.

Track : Müzik. İzlerini takip etmek. Ses titreşimlerinin optik ses yolu üzerindeki resmi. tv. bir televizyon yayınında sesi oluşturan im. Perde halkalarının hareket ettiği demir yol. Kaydırmayla elde edilmiş çekim. Kuşak. İz. Geçmek.

Drail : Sürüklemek. Bulaşmak. Bulaştırmak.

Follow up : Kovalamak. Sürdürmek. Araştırmak. Faydalanmak. İzinde olmak. İzleme. Peşini bırakmamak. Ardını bırakmamak.

Be with : Arka çıkmak. Söyleneni anlamak. Desteklemek.

Scar : Geçmişin izi. İz. Yara izi. Skar. Yara yeri iyileştikten sonra kalan bağ dokusu, kabuk tabakası, nedbe, skatriks, skar. Çizmek. Nedbe. Yara veya benzeri patolojik bir değişimin iyileşmesini takiben doku üzerinde bıraktığı, bağ dokusundan ibaret iz, nedbe, sikatriks, skar, eskar. Kusur. Dev kaya.

 

Serrated : Testere gibi uçları olan. Dış diş. Testere gibi dişli. Dişli. Testere dişli. Tırtıklı. Çıkıntılı. Girintili. Diş diş.

Tracked synonyms : half tracked, caterpillar tracked, come after, eying, chase after, railed, knurled, dogging, follow, knurly, etch, crenate, ctenoid, chase up, followed, half track, ensues, impresses, track laying, chace, ensue, etches, impressing, follows, rail, leave trace, eyeing, followeth, milled, eye, impress, invected, be in line with.

Tracked zıt anlamlı kelimeler, Tracked kelime anlamı

Trackless : Ray üzerinde gitmeyen. Yolsuz. Yolu olmayan. İz bırakmayan. İzsiz. Raysız giden. Raysız.