Tracker türkçesi Tracker nedir
- Takip cihazı.
- Kaydırma arabasını yönetmekte uzmanlaşmış kişi.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- İz sürücü.
- İzci.
- Takipçi.
- İzleyen kimse.
- İz süren kimse.
- Bant merkezleyici.
- Kaydırmacı.
Tracker ingilizcede ne demek, Tracker nerede nasıl kullanılır?
Tracker dog : Takip köpeği. İz süren köpek.
Tracker line : Uzaktaki bir şeyi yönetebilmek için palangalar üzerinde düzeneksel olarak hareket ettirilen tel. Yönetme teli.
Tracker wire : Uzaktaki bir şeyi yönetebilmek için palangalar üzerinde düzeneksel olarak hareket ettirilen tel. Yönetme teli.
Trackers : İzci. Takipçi. İz sürücü. İz süren kimse. Takip cihazı. Bant merkezleyici.
Tracked : Palet takmak (araç). İzlemek. Paletli. İzini aramak. İz bırakmak. Tırtıllı. İzlenen. Geçmek (çöl vb.). Ray döşemek. Ayağıyla içeri taşımak (çamur vb.).
Half tracked vehicle : Yarı paletli taşıt. Tekerlek ve metal zincirler üzerinde hareket eden araç.
Track angle : Rota açısı.
Sidetracked : Ertelemek. Geciktirmek. Caydırmak. Önemsiz işlerle uğraştırmak. Treni yan yola geçirmek.
Backtracked : Geriye dönüş yapma. Aynı yoldan geri dönmek. Geri izlemek. Aynı yere geri dönme. Sarfınazar etmek. Sözünden dönmek. Geri dönmek. Vazgeçmek. Geldiği yoldan geri dönmek.
Track and field : Atletizm. Atletizm yarışmalarına ait.
İngilizce Tracker Türkçe anlamı, Tracker eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tracker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Watchdog : Gözlemci. Zamanlayıcı. Fitil durdurma tertibatı. Denetleyici. Bekçilik eden kimse (yolsuzluklara karşı). Güvenlik zamanlayıcısı. Çomar. Bekçi köpeği.
Girl guide : Kız izci.
Scout : Keşif yapmak. Oyunları izleyerek yetenekli yıldız adayaları arayan kimse. Arayışına çıkmak. Keşif için dolaşmak. Casus (asker). Gözcü. Ufak tiyatroları. Keşfetmek. Gözcülük. Reddetmek.
Pursuer : İzleyen. Veznedar. Dava eden. Davacı. Muhasebeci. Kovalayan kimse.
Shadower : Deniz izleme birimi. Davacı. Kovalayan kimse. Gizlice takip eden kimse.
Follower : Baskıcı. Destekçi. Ahşap başlık. Hizmetli. Başlık. Havari. Yandaş. Mürit. Hayran.
Successor : Yerine geçen. Mirasçı. Ardıl. Bir dizide bir terim ya da birimin ardından geleni. Varis. Kendinden sonra gelen. Halef.
Tagalongs : Başkalarının sırtından geçinen. Parazit. Otlakçı. İnatla takip eden.
Tracker synonyms : arm swinger, dolly man, girl scout, pursuers, boy scout, helmsman, girl scouts, girl guides, followers, shadowers, trackers, dolly pusher, chaser, tagalong, huntsman, pusher, steerer, hunter.
Tracker ingilizce tanımı, definition of Tracker
Tracker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, tracks or pursues, as a man or dog that follows game.

Bu kısımda Tracker kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tracker ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tracker anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tracker ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.