Trade wind türkçesi Trade wind nedir

  • Alize rüzgarı.
  • Ticaret rüzgarları.
  • Tek yönlü rüzgar.
  • Ticaret rüzgarı.
  • Yerdeğiştiren rüzgar.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Alize.
  • Her iki yarımyuvarda, dönenceler üzerindeki yüksek basınç alanlarından eşleksel alçak basınç alanına doğru esen sürekli rüzgarlar.

Trade wind ingilizcede ne demek, Trade wind nerede nasıl kullanılır?

Trade : İş yapmak. Ticaret yapmak. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. Satmak. Almak. Ticaret. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Tecim. Alışveriş yapmak.

Wind : Sonuçlandırmak. Hava cıva. Kıvrıla kıvrıla gitmek. Bilgisayar, coğrafya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Midede gaz. Dolaşmak. Çevirmek. Boş laf. Dolamak. Kurmak.

Trade winds : Okyanuslarda 30 derece kuzey enlemiyle 30 derece güney enlemi arasında sürekli esen rüzgarlar. Alize rüzgarları. Ticaret rüzgarları. Alize rüzgarı.

Anti trade wind : Üstalize. Her iki yarımyuvarda eşleksel alçak basınç alanından dönenceler yüksek basınç alanlarına doğru üstten ve alizelere ters yönde esen sürekli rüzgarlar, bk. alize.

 

Trade acceptance : Ticari akseptans. Satıcı tarafından keşide edilen ve faize tabi olmayan poliçe. Özel alımlarda satılan malların karşılığında satıcı tarafından alıcıya çekilen ve alıcının kabulünü taşıyan poliçeyle alım-satım yapılmasına olanak veren bir tür ödeme aracı. Ticari kabul.

Trade aecount payable : Alacaklılar sayışımı. Bir işletmenin alacaklıları için açılan sayışım.

İngilizce Trade wind Türkçe anlamı, Trade wind eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trade wind ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

 

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Air route : Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu. Uçuş rotası.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Agricultural production : Zirai üretim. Taze meyve. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Tarımsal üretim. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarım üretimi. Sebze.

Alluvial deposit : Alüvyon. Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

Trade wind synonyms : aluvial coast, adventife cone, afforestation, agricultural specialisation, agricultural co operative, trade winds, abrasion platform.