Trans active türkçesi Trans active nedir
- Aynı ya da farklı kromozomlardaki genleri kontrol eden represör ve transkripsiyon faktörlerini kollayan dna dizileri. faktör gen kontrol dizisi.
- Trans aktif.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Trans active ingilizcede ne demek, Trans active nerede nasıl kullanılır?
Trans : Karşı tarafta. Öte. Karşı. Ötesinde. Trans. Öbür tarafında. Her bir homologda bir dominant ve bir resesif alelin bulunduğu bağlantı durumu. moleküllerin stereoizomerlerinde atomların geometrik olarak farklı yönde yerleşmiş bulunmaları. golgi kompleksinin olgunlaşma yüzü. Değiştirme.
Active : İşleyen. Hareketli. Çalışkan. Etkin. Etken. Çalışan. Kıvrak. Canlı. Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Etkin, işler durumda, etkili.
Trans border connection : Sınır ötesi bağlantı.
Trans fatty acid : Margarin, kızartılmış ürünler, puding vb. işlenmiş gıdalarda bulunan ve doymamış yağ asitlerinin hidrojenizasyonu sonucu oluşan bir yağ asidi. Yağların hidrojenle kimyasal tepkimesi ile şekillenen sağlıksız doymamış yağ asiti. Trans yağ asiti. Doymamış bir yağ asitinin hidrojenle tepkimesi ile ortaya çıkan yağ asiti (margarin, kızartılmış yiyecekler vb. bulunan ve kolesterol seviyesini yükselten). Trans yağ asidi.
Trans genic : Transgenik. Genetik mühendisliği metotlarıyla kendine ait olmayan genler (trans gen) nakledilmiş herhangi bir bitki ya da hayvan.
Trans isomer : Tersteş eşiz. Terseşli eşiz. Trans izomer. Çift bağ etrafında bulunan grupların düzlemin faklı tarafında olduğu geometrik izomer. Transizomer. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir özdeciğin iki topağının ters yönlerde bulunduğu eşiz durumu.
İngilizce Trans active Türkçe anlamı, Trans active eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trans active ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Acacia : Akasya. Akasya sakızı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı.
Aardvark : Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
Trans active synonyms : abiotic factor, a cells, a cell, a site, abambulacral area, abramis zone.

Bu kısımda Trans active kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trans active ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trans active anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trans active ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.