Transfusion türkçesi Transfusion nedir
- Transfüzyon.
- Esinleme.
- Kan nakli.
- Sıvı aktarma.
- Damardan ilaç verme.
- Aktarım.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Kanaktarımı.
- Nakil.
- İlham verme.
Transfusion ile ilgili cümleler
English: Tom was given a blood transfusion.
Turkish: Tom'a kan nakli yapıldı.
English: Tom needs a transfusion.
Turkish: Tom'un bir kan nakline ihtiyacı var.
English: A blood transfusion is necessary.
Turkish: A kan nakli gereklidir.
Transfusion ingilizcede ne demek, Transfusion nerede nasıl kullanılır?
Transfusion malaria : Transfüzyon malarya. Sıtmanın insanlara kontamine kanül ve kan nakli yoluyla bulaşması.
Blood transfusion risk : Transfüzyon riski. Kan nakillerinde komplikasyonların oluşma olasılığı, transfüzyon riski. Kan nakli riski.
Biologic test in blood transfusion : Kan naklinde biyolojik deney. Kan nakillerinden önce kan uyuşmazlığı olup olmadığını anlamak için bir miktar sitratlı kanın damar içi verilerek hayvanın kontrol edilmesi.
Blood transfusion : Kan aktarımı. Kan verme. Kan transfüzyonu. Tüm kanın veya kanı oluşturan kısımlardan kimilerinin dolaşıma enjeksiyonu, transfüzyon. Kan nakli.
Canned blood transfusion : Konserve kan nakli. Belirli bir süre saklandıktan sonra alıcıya verilen kan nakli işlemi.
Autotransfusion : Ototransfüzyon.
Transfusible : Zerkedilebilir. Transfer edilebilir. Aktarılabilir. Nakledilebilir.
Vital transfusion : Kanın, biyoşimik ve morfolojik özelliklerine hiç dokunulmadan vericiden alıcıya nakledilmesi. Vital transfüzyon.
Transfusions : Nakil. Esinleme. Transfüzyon. Damardan ilaç verme. Kan nakli. İlham verme. Kanaktarımı. Sıvı aktarma. Aktarım.
Transfusing : Aktarmak. Kan vermek. (kan) nakletmek. Aşılamak. İlham vermek. Nakil yapmak. Serum vermek. Damardan vermek. Transfüze.
İngilizce Transfusion Türkçe anlamı, Transfusion eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Transfusion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Delivering : Transfer. Serbest kalma. Teslimat. Devir. Doğum yapma. Teslim etme. Teslim. Özgürleşme. Çocuk dünyaya getirme durumu.
Devolution : Başkasını yetkilendirme. Veraset. Bozulma. Havale. İntikal. Devretme. İhtilal. Terk. Yozlaşma.
Transfer : Bir takıma bağlı bir oyuncunun, belirli kurallara uygun olarak bir başka takıma geçmesi. Havale. Çıkartma. Taşınmak. Bir hakkın, bir hukuki çıkarın ya da bir nesnenin bir kimseden bir başka kimseye geçmesini sağlayan işlem. Nakletmek. Bir ses kuşağının basım yoluyla başka bir kuşağa geçirilmesi. mıknatıslı sesi optik sese çevirme. bir sesi, üzerinde saptandığı araçtan başka bir araca (plaktan kuşağa, kuşaktan plağa...) geçirme. Aktarma. İhale etmek. Aktarmak.
Action : Etki. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Savaş. Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç. Devinim. Askeri harekat. Davranış. İş. Çalışma şekli. Yükselti.
Conveyance : Vasıta. Sevk. Devretme. Gönderme. Bilgi. Terk. Tebliğ. Nakletme. İhbar. Taşıma.
Commentary : Anlatma. Televizyon haber izlencelerinde günün önemli bir olayı üzerine belirtilen görüş. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yorumlama. Bir filmin görüntülerini açıklamak amacıyla yapılan konuşma. Röportaj. Tefsir. Anlaşılması özel bir dikkat isteyen ya da herkese özdeş anlamda anlaşılması gereken bir yapıtın, uzmanınca notlar eklenerek anlaşılır duruma getirilmesi. Bir konuyu, bir sorunu ya da bir yazıyı ayrıntılarına değin gözden geçirerek anlatma, yorumlama ve çözümleme işi.
A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.
Intromission : İçine sokma. Araya sokma. İçeri alma. İntromisyon. Kabul etme.
Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksen dışı. Abaksiyal.
Transfusion synonyms : exchange transfusion, transfusions, carryovers, a clay, lation, carryover, transmittances, transplantations, abdominal palpation, insertion, alienism, transplantation, a band, a c syndrom, introduction, transmittal, a crochordon, convection, transmittance, transference, abdomen, a dna, abdominal pain, drayages, abdominal distention, abdominal ovariectomy, endorsement, conveyances, mobilisation, abamectin, a c deformity, conveying, abattoir.
Transfusion ingilizce tanımı, definition of Transfusion
Transfusion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of transfusing, or pouring, as liquor, out of one vessel into another.

Bu kısımda Transfusion kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Transfusion ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Transfusion anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Transfusion ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.